Pers Mühürleri Bölüm 2

Pers Mühürleri

Pers Kalsedon taşından piramidal baskı mühür.

Resmi ikonografinin yoğunlukla yansıtıldığı mühürler bir Pers koine üretimi olarak nitelendirilebilir. Koineden kastedilen olgu çıkış noktası imparatorluk merkezinin sanat ve ideolojik kurgusuna dayalı, yerel yorumun ve motiflerin de ayrıntılarda izlenebildiği görsel bir anlatım biçimidir. İmparatorluk üretimlerinde koine üretimi içinde pek çok alt grubun bulunduğu bilinmektedir. Anadolu temelinde bu geniş gruba dahil mühürlerin büyük bir kısmını Batı Pers koine olarak adlandırmak mümkündür.

Arkhe Dergisi’nden: Persler Sayı 14’te!

Mühürlerin kendilerini bulamadığımız noktalarda bullalar bize Perslerin kullanılmış oldukları mühürler hakkında önemli bilgiler vermektedir. Mühür baskıları bullalar üzerine yapıldığından dolayı kendisi günümüze ulaşmamış olan bir mühür, bize bulla üzerindeki baskısından bilgiler vermektedir. Bullalar ise genel olarak kil, pişmiş toprak ve balmumundan yapılmışlardır. Greko-Pers mühürlerin yapımında genel olarak kullanılan malzemeler; altın, taş, Kadıköy taşı, dağ kristali, akik ve kırmızı akik vardır. Cam hamuru ya da kemik gibi daha ucuz malzemelerin kullanıldığı da görülür. Bullalar ise üzerinde bir veya daha fazla mühür baskı içeren ve bir ip veya tel ile mektup gibi önemli şeylere bağlanan kil parçalarına verilen isimdir. Kilin sertleşmesi sonucu bunu kırmadan açmak imkânsız hale gelirdi. Bu baskılı topraklar “Bulla” olarak isimlendirilir.

Bullalar mal ve kapıların güvenliğini sağlamak, yazılı belgelerin doğruluğunu kanıtlamak için kullanılmıştır. Oldukça yakın bir zamana kadar mektuplar, balmumu üzerine uygulanan baskı ile mühürlenirdi. Şimdilerde ise gümrüklerden geçen güvenli malların kurşun benzeri bir madde ile tutturulan tel ile bağlanması mühürleme işleminin modern örnekleridir. Eski dönemlerde balya, çuval, kutu, sepet, çömlek veya depo kapıları bağlandıktan sonra kil toprak üzerine basılan baskı ile mühürlenirdi. Bu kullanım şekillerinden yola çıkarak bullaların kullanım yerleri genel olarak güvenlik amacı ile açıklanabilir. 

Anadolu’ da ele geçen en önemli buluntu merkezi Daskyleion’ da ki arşiv binası olarak düşünülen alanda bulunmuştur. Akurgal tarafından bulunmuş olan buluntu grubu dönemin mühürleri ve kullanım amaçları ile ilgili değerli bilgiler vermektedir. Ele geçen bullalar üzerinde birçok farklı konu işlenmiştir. Ancak bunların mühürleri bulunamamıştır. 

Daskyleion bullaları üzerinde yer alan mühür baskılarında betimlenen konular: kabul sahnesi, dinsel sahneler, Persli kadın ve ilişkili sahneler, Persli kahramanlar-okçu ve ilişkili sahneler, avcılık ve savaş, hayvanlar-kompozit yaratıklardır. 

Persepolis’te de sıklıkla karşımıza çıkan kabul sahnesi buradaki bullalar üzerinde de işlenmiştir. 

Daskyleion’dan ele geçen bullalar üzerinde sıklıkla kahramanlık ile ilişkili sahneler bulunmaktadır. Örneğin kompozit yaratıklar ile mücadele eden kahramanlar çok sık karşımıza çıkmaktadır. 

Av sahneleri de sıkça karşımıza çıkmaktadır. Çok sayıda mühür baskısı üzerinde av sahnesi görülmüştür. Ördeklerin uçtuğu ağaçlık ve kayalık bir arazide bir yaban hayvanının avı görülmektedir. Manzara ve uzaklık kavramı, farklı zemin çizgileri, avcının ok ve yay kullanılmasıyla vurgulanmış, İniş çıkışlı kayalık zemindeki ağaçların ve ördeklerin yanı sıra avcıya bakan av hayvanının ikinci bir zemine yerleştirilmesiyle geniş bir perspektif yaratılmıştır. Tüm örneklerin dışına kalan bu özgün betimleme Pers ve Anadolu geleneğinin etkileyici bir birleşimidir. Bazı bullalar üzerinde ise yazıtlar dikkat çekmektedir. Bir bulla üzerindeki magos figürünün önünde yazıt bulunmaktadır. 

Yırtıcı kuşlar Pers dininde önemli bir yer tutmaktadır. Khvarenah ile ilişkilendirilen yırtıcı kuşlar bullalar üzerinde de betimlenmişlerdir. Avcı bir kuşun avlandığı sahnenin betimlendiği bulla üzerinde, kuşun (kartal,şahin?) geyiği avladığı görülmektedir. Sahnenin üzerinde kanatlı güneş kursu bulunmaktadır.

Persli kadınlar ile ilgili sahneler ise genel olarak günlük yaşam ile ilgili sahnelerdir. Kadın betimlemeleri dar ve vücutlarını saran bir elbise ile verilirler. Günlük yaşam ile ilgili olan bir sahnede ise sol tarafta bir erkek figür arada köpek ve sol tarafta kadın betimlenmiştir.

Yunan mitolojisinden tanrılarının da betimlenmiş olduğu bullalar ticaret yoluyla buraya gelmiş olabilirler. Eros, Hermes, Apollon ve Nike betimlemelerini görmekteyiz. Tanrılar atribütleri ile sade bir şekilde betimlenmişlerdir.

Bullalar üzerinde iki, üç veya daha fazla baskılı olan örneklerde mevcuttur. Bu tarz bullaları Mısır kaynaklarından bilmekteyiz. Bir vergi memurunun ve vergiyi ödeyen kişinin mührünün basıldığı kaynaklarda anlatılmaktadır. Aynı zamanda arşivlere koyulan kayıtların üzerinde de bu tarz çoklu basılmış olan mühür baskıları da görmekteyiz.

Pers Mühürleri

Pers Silindir mühür.

Genel olarak Pers kültürüyle ilişkilendirilebilecek sahneler olduğu gibi yerel üslupla da yapılmış olan betimlemelerde görmekteyiz. İşlenen konular saray üslubu etkisinde olup yerel özelliklerle birlikte Anadolu da görülmektedir. Genel bir koine üretimden söz etmemiz mümkündür. 

Mühürler kullanıldıkları dönemde bir kimlik işlevi gördüğü bilinmektedir. Kurum veya kişiler ticari veya idari işlerde mühürleri sıklıkla kullanmışlardır.  Üzerine birçok anlam yüklenmiş olan mühürler genel olarak kişiler tarafından vücutlarında görülebilir yerlerde taşınmaktaydı. Çünkü değerli taş ve madenlerden yapılmış olan mühürler bir gösteriş aracıydı. 

Genel olarak buluntu yerlerine bakıldığında önemli satraplık merkezlerinden ele geçtiklerini görmekteyiz. Pers hakimiyetindeki bütün merkezler arasında ticari ve idari yazışmaların olduğu ele geçen tabletlerden bilinmektedir. Bölgeye hâkim olan satraplık merkezleri devlet kayıtlarının tutuldukları yerler olduklarından önemli yazışmalar ve anlaşmaların arşivlendiği yerlerdir. Bu sebeple buralarda çıkan buluntular imparatorluğun her köşesinden gelmiş olabilir.

Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Anadolu’dan ele geçmiş mühür ve bullalar genel olarak saray üslubunun ağır bastığı, aynı zamanda yerel özellikleri de bulundurur. Farklı şekillerde yapılmış olan mühürlerin merkezler arası etkileşimin sonuncunda ortaya çıktığı söylenebilir. Bu etkileşim geldiği yerin özelliklerini taşıyan ve aynı zamanda yerel sanat anlayışı ile harmanlanmış bir üslubu ortaya çıkarmıştır. 

Mühürler ve bullaların kullanım amaçlarına bakıldığında, bir güven ortamının yaratılması ve belirli bir ögenin korunması amaçlanmıştır. Üzerlerinde, dönemlerine ait figürler ve anlatılar barındırırlar. Kişinin hoşuna giden betimlemeler oldukları kadar bulundukları dönemin sosyal hayatı ve inanışları ile ilgili bilgilerde bulundururlar. Bize kullanıldıkları dönem için ip uçları ve bilgiler verirler. Geçmişten günümüze ulaşmış olan her eser gibi mühürlerde bir sanat ve hikâye anlatıcısıdır. Dünden bugüne kalan ve geçmişi bizim yaşadığımız döneme getiren eserler, biz onlara ne kadar değer verip dinlersek bize o kadar bilgi vereceklerdir.  

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir