Orta Çağ’ın Önemli Bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: Evdir Han
Arkhe Dergisi Sayı 6’da sizlerle…

Kervansaraylar, yerleşim birimlerinde veya kervan yolları güzergâhında yolcu, tüccar ve misafirlerin konaklamaları için inşa edilmiş yapılardır. Kaynaklarda han, ribat ve kervansaray gibi isimlerle de adlandırılmaktadır. Anadolu Selçuklu döneminde inşa edilmiş olan Kuruçeşme Han, Hekim Han, Kırgöz Han ve Eshab-ı Kehf Han’ı, kitabelerinde “ribat” olarak geçmektedir. İlk örneklerini Karahanlı, Gazneli ve Büyük Selçuklu Devleti döneminde gördüğümüz bu yapıları gelişimini ve en zengin örneklerini Anadolu Selçuklu Devleti tarafından Anadolu topraklarında vermişlerdir. Sinop ve Alanya’nın fethedilmesi ile beraber başkent Konya’yı doğu, batı, kuzey ve güneye bağlayan ticaret yolları üzerinde bulunmasından dolayı bu güzergahlar üzerinde sayıları 100’ü aşan çok sayıda kervansaray inşa edilmiştir.

Anadolu Selçukluları tarafından bu kadar çok Kervansaray yapılmasının en önemli nedeni ekonomidir. Kervansarayların yapılmasının bir diğer nedeni ise değerli mallar taşıyan kervanların güvenliğini sağlamaktadır. Ayrıca sağlam yapılar olması sebebiyle savaş zamanında da bir kale gibi de kullanılmışlardır. Kerîmüddin Mahmud-i Aksarayî XIV. Yüzyıl başlarında Moğol Kumandanı İrincin ile İlyas adlı bir Türkmen beyi arasında meydana gelen mücadeleye fazla dayanamayan Türkmen Beyi’nin Aksaray’daki Sultan Hanı’na sığındığını, 20.000 kişilik okçu kuvvete karşı iki ay gibi bir süre kuşatma altında kalmasına rağmen kervansarayı ele geçiremediği yönünde Selçuklu döneminin tarihi kaynaklarında bilgiler bulunmaktadır.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: Altınapa Han

Kervansarayın işleyişi, yönetimi ve personeller hakkında vakfiyelerde ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. Bu konuda en ayrıntılı bilgileri Osman Turan tarafından yayınlanmış olan Celaleddin Karatay’ın vakfiyesinden öğrenmekteyiz. Bahse konu vakfiyede vakıf gelirleri, masrafların idaresi ve denetimi için mütevelli, nâzır ve müşrif görevlendirilmiştir. Kervansaray içerisinde bulunan mescitte yolculara namaz kıldırmak için bir imam ve bir müezzin görevlendirilmiş olup bunların alacağı ücretler de vakfiyede belirtilmiştir. Kervansarayda kalan yolcuları kabul eden, yemek ve yatma işlerini kontrol eden mihmandar; hana gelen hayvanlara bakmakla görevli bir hancının görevlendirildiği belirtilmiştir. Ayrıca hana gelen yolcuların yemek yemesi için bir aşhane ve buraya alınacak olan erzakların miktarı da belirtilmiştir. Kervansaraya gelen yolcularda herhangi bir dil, din, ırk, mezhep ayrımı göstermeksizin herkese yemek verileceği şart koşulmuştur. Her Cuma akşamı bal helvası yapılarak yolculara dağıtılması da vakfiye de uyulması gerekli şartlar arasında yerini almıştır.

Kervansaraya gelen yolcuların ayakkabılarını tamir veya ayakkabısı olmayanlara yeni ayakkabı verileceği; hana gelen hayvanların nallanması için nal ve çivi tahsis edileceği ve bunlar için vakıf gelirinden gerektiği nisbette deri, sahtiyan, çivi ve nal satın alınması ve hayvanlara kâfi derecede arpa ve saman verileceğini şart kılınmaktadır. Hastalanan hayvanlara bakmak için orada daimî bir baytar görevlendirilmiştir.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: Kervansarayların iç düzenini gösteren minyatür

Hanın aydınlanması için gerektiği kadar yağ (zeyt), mescid için mum ve yolcuların ısınması için lâzım olan odunun miktarını da kervansarayın idarecilerine bırakmıştır.

Yolcuların temizlik ihtiyacı için hanın bulunduğu köydeki hamamını yolculara, köylülere, halka vakfettiğini ve burada görev yapan bir de hamamcı bulunduğunu vakfiyeden öğrenmekteyiz. Kervansarayda hasta olan bütün fakir yolcuların iyileşinceye kadar tedavi edilmesivle ilaçlarının karşılanması şart kılınmıştır.

Kervansaraylarda uyulması gereken kurallar hakkında dönemin kaynaklarında bilgiler edinilmektedir. Bu durumu aydınlatan en güzel tariflerden biri ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi’nin Seyahatname isimli eserinde geçen cümlelerden öğrenmekteyiz. Evliya Çelebi’nin Lüleburgaz’da bulunan Sokullu Mehmet Paşa’nın yaptırdığı kervansarayın işleyişi hakkında

“Lüleburgaz’ın kervansarayı büyük bir kapıdan girilen kale gibi karşı karşıya yüzeli ocağı olan büyük bir handır. Avlusu, deve konulan yeri ve ahırı dardır ki, sadece ahırı üç binden fazla hayvan alır. Kapıda devamlı olarak bekçileri bulunur. Akşam olunca kapıda mehterhane çalınıp kapı kapanır. Bekçiler vakıf olan kandilleri yakıp kapı dibinde yatarlar. Eğer gece yarısı misafir gelirse kapıyı açıp içeri alırlar. Hazır yemek getirirler. Amma dünya yıkılsa içeriden dışarı bir kimse bırakmazlar. Vakıf şartı böyledir. Tâ bütün misafirler kalkınca yine mehterhane çalınıp herkes malından haberdar olur. Hancılar tellallar gibi;

-“Ey ümmet-i Muhammed, Malınız, canınız, atınız, donunuz tamam mıdır? Diye rica edip bağırırlar. Misafirler;

-“Hepsi tamamdır. Hak, hayır sahibine rahmet eyleye” dediklerinde, bunlar kapıları açıp kapı dibinde;

-“Yollarda gafil gitmen, vakit kaybetmen, herkesi arkadaş etmen, yürün, Allah kolaylık getire” diye dua ve nasihat ederler. Herkes bir tarafa yol alır” şeklinde bilgiler verir.

Konya-Beyşehir güzergahı üzerinde birbirine yaklaşık 15km.’lik mesafelerle inşa edilmiş üç kervansaray bulunmaktadır. Bunlardan ilki Konya-Beyşehir-Antalya kervan yolunun 17km.’sinde yer alan Altunapa Hanı olup Selçuklu Sultanı II. Süleyman Şah’ın tahta çıktığı yıllarda dönemin devlet adamlarından Şemseddin Altınapa tarafından (H.598/M.1200-1201) inşa ettirilmiştir (Kervansarayın Recep 598/Mart-Nisan 1202 tarihli bir vakfiyesi O. Turan tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: Kuruçeşme Han

Altınapa Hanı, Anadolu Selçuklu döneminde yaygın olarak inşa edilen avlu ve barınak bölümlerinden oluşan kervansarayın giriş üzerinde bir de mescidi bulunmaktadır. Doğu cephe ortasında bulunan kapı ile girilen hanın avlusunun iki yanında tonoz örtülü servis mekanları bulunmaktadır. Hanın kapalı kısmı ise her sırada T planlı dörderden iki ayak dizisiyle üç sahına ayrılmıştır. Taş örgü ayaklar birbirine ve beden duvarlarına sivri kemerlerle bağlanmıştır. Orta sahın yan sahınlara göre daha geniş ve yüksek tutulmuş olup sahınların üzeri doğu-batı doğrultusunda tonoz ile örtülmüştür. Kapalı bölüm, güneyde üç, kuzeyde bir, batıda ise orta sahına denk gelecek şekilde bir adet mazgal pencere ile aydınlatılmıştır.

Aynı güzergah üzerinde bulunan ve Altınapa Hanından yaklaşık 13km.’lik uzaklıktaki Kuruçeşme Hanı 1207-1208 yılında I. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında inşa edilmiş ikinci konak yeridir. Avlu ve kapalı bölümün hemen hemen eş büyüklükte tasarlanmıştır. Doğu cephe ortasında yerleştirilen taçkapıdan yapının avlusuna geçilmektedir. Giriş açıklığının iki yanında yer alan tonoz örtülü odalardan sol tarafta olanı mescit olarak düzenlenmiştir. Dikdörtgen planlı avlunun iki yanında tonoz örtülü revak ve mekanlar yerleştirilmiştir. Kapalı bölüme beden duvarlarından dışarı taşırılan taçkapıdan ulaşılır. Kapalı bölüm her sırada beş ayak dizisiyle üç sahına ayrılmıştır. Orta sahın yan sahınlara göre daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Herbir sahının üzeri doğu-batı doğrultusunda tonoz ile örtülmüştür.

Kuruçeşme Han’a 14km.’lik uzaklıkta yer alan bir diğer kervansaray ise 1206 yılında Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanı yıllarında Emir Kutluk tarafından yaptırılmış olan Kızılören Han’dır. Avlu ve kapalı bölümden oluşan hanlar plan formunda inşa edilmiştir. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen bir alana oturan kervansarayın avlu bölümü kapalı bölüme oranla daha geniş tutulmuştur. Doğu cephe ortasında yerleştirilen giriş kapısının solunda çeşme sağında ise görevli için tahsis edilmiş bir oda bulunmaktadır. İki katlı olarak düzenlenmiş giriş cephesi Obruk Han ile benzerlik gösterir. Avlu mekanı dikdörtgen planlı olup iki yanda tonoz örtülü revaklar ile kuşatılmıştır. Kapalı bölüme doğu cephe ortasına yerleştirilen taçkapıdan ulaşılır. Her sırada beş ayak dizisiyle üç sahına ayrılmıştır. Orta sahın yan sahınlara oranla daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Her sahının üzeri ise tonoz ile örtülüdür.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: Kızılören Han

Konya iline bağlı Kadınhanı ilçe merkezinde yer alan Kadın Hanı Konya-Akşehir yolu üzerinde bulunmaktadır (Özergin1965:154). Yapının kapalı bölümüne geçişi sağlayan sivri kemerli kapının üzerindeki beş satırlık kitabesine göre, I.Gıyaseddin Keyhüsrev’in eşi Raziye Hatun (Devlet Hatun) tarafından H.620/M.1223 yılında yaptırılmış (İlter1969:22).

Kadın Hanı, açık ve kapalı bölümden oluşan kervansaraylar plan formunda inşa edilmiştir. Yapının avlusu yıkılmış olup, günümüze sadece kapalı bölüm gelebilmiştir. Hanın kapalı kısmına, doğu cephede beden duvarlarından dışarı taşırılan bir taçkapıdan girilmektedir. Dikdörtgen planlı kapalı bölüm, her sırada beşerden iki sıra ayak dizisiyle üç sahına ayrılmıştır. Orta sahın yan sahınlardan daha yüksek ve geniş tutulmuştur. Batıda her sahına denk gelecek şekilde mazgal formlu üç pencere açıklığı yerleştirilmiştir (Altunsapan-Parla2002:31-38). Kapalı bölüm taçkapısı Anadolu Selçuklu hanlarının genelinde rastladığımız gibi eyvan türünde, dışa taşkın olarak tasarlanmıştır. Kervansarayın cephelerinde, duvar örgüsünde ve portalinde Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda mezar taşı, levha, kitabeler, arşitrav parçaları ve payeler kullanılmıştır. C. Huart eserinde Kadın Hanını şu şekilde tasvir eder; “Burası da yine bir büyük köyü andırıyordu, girişte, sağda ağır ve hantal bir yapı dikkat çekiyordu, bina eski mezar taşları, grekçe yazılar taşıyan stellerle örülmüştür. Eski bir mağaza olduğu anlaşılan binanın Arapça kitabesini pek okuyamadık, sadece tarihini anlayabildik. XIII. Yüzyılın başlarında meydana getirilmiş olması muhtemeldi. Hicri 620/M.1223) I. Alaeddin Keykubad’ın saltanatı devirlerine rastlıyordu. Gerisi anlaşılamıyordu. Kitabenin üzerinde sadece “Es Sultanî..” harflerini görebiliyorduk, böylece burasının köye adını veren “Kadın Hanı” olduğunu çıkarabildi (Huart1978:85)”.

Konya-Afyon yolu üzerinde, İshaklı kasabasında bulunan İshaklı Kervansaray’ı Selçuklu Sultanı II. İzzettin Keykavus zamanında 1249 yılında Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmıştır. Beden duvarları kare kesitli payandalarla desteklenmiş hana ön cephede bulunan mukarnas kavsaralı taç kapıdan kervansarayın avlusuna ulaşılmaktadır. Dikdörtgen planlı avlunun ortasında Aksaray Sultan Hanı, Ağzıkarahan ve Kayseri Sultan Han’ın da olduğu gibi köşk mescit yerleştirilmiştir. Mukarnas kavsaralı taçkapı ile girilen kapalı bölüme beş sahınlı olup üzeri tonoz örtülüdür. Ortasında aydınlık fenerli bir kubbe olan orta sahın geniş ve yüksek tutulmuştur. batısında üç, güneyinde iki mazgal pencere açıklığı bulunmaktadır.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: Kadın Han

Konya’nın 6km. kuzeyinde, Konya-Ankara yolunun solunda, yoldan 200m. içeride tarihi kaynaklarda Ruzbe Ovası olarak adlandırılan yerde yer alan Horozlu Hanın ismi kaynaklarda “Ruzbe Han” “Rûzbih (Rûzbe) Hanı” “Uruzlu” , Uruzbe, “ Oruzlu” ve Horozlu Han şeklinde geçmektedir. Banisi, Sultan II. Gıyâseddin Keyhusrev’in (1237-1246) câmedârı ve II. İzzeddin Keykâvus’un Atabeyi Emîr Camedar Esedüddin Rûzbe (1246-49)’dir (Uğur1936:100-104).

Avlu ve kapalı kısımdan oluşan hanlar plan formunda inşa edilmiş olan Horozlu hanın avlu kısmı yıkılmış, kapalı kısım ise sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1970 yılındaki kazı çalışmaları neticesinde avlu bölümü ortaya çıkarılmıştır. Hanın kapalı bölümü kare planlı olup, kuzey-güney ekseninde uzanan dörderden dört ayak sırasıyla beş sahına ayrılmıştır. Enlemesine uzanan bu sahınlar, doğu-batı doğrultusunda uzanan bir sahınla kesişmektedir. Orta sahın, yan sahınlardan daha yüksek tutulmuştur. Orta aksın iki yanında yer alan tonoz örtülü açıklıkların arası bir seki ile orta sahından yükseltilmiştir. Giriş ekseni üzerindeki sahının ortasına denk gelen kare mekanın üzeri içten kubbe, dıştan piramidal külahla örtülmüş aydınlık feneri bulunur. Sekizgen kasnağın her bir yüzüne birer adet mazgal formlu pencere açılmıştır. Pandantiflerle geçilen kubbenin içi tuğla, dışı iki renkli kesme taşla kaplanmıştır. İ.H. Konyalı, Yapının aydınlık fenerli kubbesi hakkında “han cankurtaran kulesine ve bir deniz fenerine benzeyen endamlı kulesi ile Konya ovasının çok uzaklarından görülür” şeklinde bahseder.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı: Kervansaraylar

Fotoğraf: İshaklı Kervansaray

Obruk Hanı, Konya-Aksaray karayolunun 80. km.’sinde, karayolundan 4 km. içeride, Obruk Köyü girişinde bulunmaktadır. 13. yüzyıl ortalarında inşa edildiği kabul edilmektedir. Obruk Hanı, avlu ve kapalı bölümden oluşan plan şemasında inşa edilmiştir. Avlu bölümü kare planlı, kapalı bölümü ise dikdörtgen planlıdır. Avluya giriş batı cephenin ortasına yerleştirilen bir taç kapıdan sağlanmaktadır. Hanın giriş cephesi, Konya-Beyşehir yolu üzerindeki Kızılören Han’da olduğu gibi iki katlı olarak düzenlenmiş olup dendanlarla sonlandırılmıştır. Giriş eyvanının sağında ve solunda tonoz örtülü ikişer adet oda bulunmaktadır. Üst katta bulunan dört odadan güney cepheye yakın olan en sondaki oda mescit olarak düzenlenmiştir. Dikdörtgen planlı avlunun üç tarafında açık ve kapalı mekanlar bulunmaktadır. Kapalı bölüm girişi sağlayan kapı açıklığı, avlu giriş kapısı ile aynı aks üzerine yerleştirilmiştir. Dikdörtgen planlı kapalı bölüm, her sırada dörder ayak dizisiyle enlemesine sekiz sahına ayrılmıştır. Kare kesitli, taş örgü 28 ayak birbirine ve beden duvarlarına sivri kemerlerle bağlanmıştır. Bu enine sahınları orta eksenden dikine atılan ikinci bir sahın kesmektedir. Altıncı sahın üzerinde orta sahına denk gelecek şekilde aydınlık fenerli bir kubbe yerleştirilmiştir. Kuzey ve güney beden duvarlarında her sahına denk gelecek şekilde sekiz, doğu cephede ise biri orta sahına, ikişer tane yan sahınlara gelecek şekilde yerleştirilen mazgal formlu pencerelerle kapalı mekanın aydınlatılması sağlanmıştır. F.Sarre eserinde yapıyı şu şekilde tasvir ediyor; “Hanın masif duvarlarını uzaktan da görmüştük, sonra uzunca bir süre dinlenmek üzere geniş avlusuna girdik. Artık harabe olan bu muazzam yapı (uzunluğu 70m., genişliği 20m.) antik kesme taşlardan inşa edilmiş ve anlaşıldığı kadarıyla XIII-XIV. Yüzyıllar arasında Selçuklu döneminde yapılmış. Yapım tarihi hakkında detaylı bilgi verebilecek bir kitabe yok. Dış cephenin köşelerinde kuleler yer alıyor, ince kum fırtınalarının yarı yarıya yıktığı kemerli bir ana girişten de güneydeki dar tarafa ve içeriye gidiliyor. Bu dev yapının çevresinde şimdiki modern köyün taş veya kerpiçten yapılmış alçak kulübeleri yer alıyor.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı Kervansaraylar

Fotoğraf: Ruzbe Han

Zazadin Hanı:Konya-Aksaray karayolunun 20. Kilometresinde, yolun 3 km. solunda Tömek köyü mevkiinde bulunmaktadır. Avlu ve kapalı bölüm taçkapıları üzerindeki kitabelerden Sadettin Köpek tarafından yaptırılan kervansarayın inşasına Sultan I. Alaeddin Keykubad devrinde (H.633) M.1235 yılında başlanmış, sultanın vefatı üzerine yerine geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında H.634/M.1237 yılında tamamlandığı yazılıdır. Yapının mimarı konusunda yapı üzerinde herhangi bir yazıt bulunmamaktadır. Kervansarayı yaptıran Sadeddin Köpek’in tarihi kaynaklarda mimar olarak bahsedilmesinden dolayı yapının mimarının da kendisi olacağını ortaya koymaktadır. İbn-i Bibi eserinde Sultan Alâeddin Keykubad, Beyşehir Gölü kenarında yaptırdığı saray ile ilgili olarak “Sultan, orda o sırada Emir-i Şikar ve Mimar olan Sadeddin Köpek’e güzellikte cennete benzeyecek, nezaket ve çekicilikte Seder ve Havarnak’ı geride bırakacak, bir saray (imaret) yapılmasını buyururken, parlak zekasıyla binanın planını çizerek onun üzerinde açıklamalar yaptı” şeklindeki bilgilerde de görüldüğü gibi Sadettin Köpek’in mimar olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Konya -Aksaray yolu üzerinde, Aksaray İline 40 km. kadar uzaklıkta Sultanhanı Kasabasında bulunan Aksaray Sultan Hanı Recep 626/Mayıs 1229′ da Sultan Alaeddin Keykubad tarafından yaptırıldığı yazılıdır (Durukan2007:143). Avlu taç kapısında kapı kemerinin üst köşelerinde yer alan çokgen rozetler üzerinde ise Şamlı Muhammet Bin Havlan’ın adı geçmektedir. Giriş kapısı kemeri üzerindeki kitabede yapının 667/1268-69 yılında Sultan III. Gıyaseddin zamanında Hüseyinoğlu Sıraceddin Ahmed tarafından yenilendiği yazılıdır. Bu kitabe de kervansarayın inşasından sonra geçirdiği yangın neticesinde harap olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Kapalı bölüm taçkapısı üzerindeki kitabede ise I. Alaeddin Keykubad tarafından Mayıs 1228 yılında emredildiği yazılıdır. Avlu ve kapalı bölüm taçkapıları üzerinde yer alan Alaeddin Keykubad’ın adının geçtiği iki kitabeden kapalı bölümünün avlu bölümünden daha önce yapıldığının bir göstergesidir. Sultan hanı açık ve kapalı bölümlerden oluşan avlu ortasında köşk mescidi bulunan “Sultan Hanları” tipinde inşa edilmiştir. Kapladığı alan itibariyle en büyük Selçuklu kervansarayı olma özelliğine sahiptir.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı Kervansaraylar

Fotoğraf: Obruk Han

Beden duvarlarında dışarı taşırılan mukarnas kavsaralı taçkapıdan tonoz örtülü giriş eyvanına, buradan da dikdörtgen planlı avluya geçilmektedir. Avlunun ortasında dört ayak tarafından taşınan köşk mescit yerleştirilmiştir. Avlunun sağ tarafında tonoz örtülü revaklar, sol tarafa ise tonozla örtülü servis mekanları yerleştirilmiştir. Kervansarayın damına avlunun doğu köşesinde bulunan bir merdivenle çıkılmaktadır. Kervansarayın kapalı bölümüne ise mukarnas kavsaralı taçkapıdan ulaşılır. Enine dokuz sahınlı olup, bu sahınları ortadan bir ikinci sahın dikine kesmektedir. Diğer sahınlardan geniş ve yüksek tutulan orta sahının ortasına aydınlık fenerli bir kubbe yerleştirilmiştir. Kesme taştan inşa edilen kervansarayın beden duvarları kare ve çokgen formlu payandalarla desteklenmiştir. Süsleme kervansarayın avlu ve kapalı bölüm taçkapıları ile köşk mescit üzerinde yoğunlaşmıştır. Kapalı bölüm taçkapısı üzerindeki balık figürleri ayrıca dikkati çekmektedir.

Orta Çağ'ın Önemli bir Ticaret Yapısı Kervansaraylar

Fotoğraf: Sultan Han

Burdur ili, Bucak ilçesi, İncir Dere Köyü, İnciraltı mevkinde yer alan İncir Hanı, Antalya Isparta yolu üzerinde yer alan Evdir, Kırgöz Han, Susuz Han’dan sonraki dördüncü konaklama yeridir. Kapalı bölüm giriş kapısı üzerinde yer alan dört satırlık kitabesine göre M. 1238-1239 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı 2.Gıyasettin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır. Açık ve kapalı bölümden oluşan hanlar plan şemasında inşa edilmiş olup, avlu bölümü yıkılmıştır. 1992 ve 2000 yılında avluda yapılan kazı ve temizlik çalışmaları ile planı ortaya çıkartılmıştır. Yapıyı önemli kılan özelliklerden birisi de taçkapı kuşatma kemerinin başlangıç bölümünde karşılıklı simetrik birer adet aslan ve güneş tasvirleri dikkati çekmektedir.

Antalya Burdur yolu üzerinde bulunan Evdir Hanı, I. İzzettin Keykavus devrinde 1211-1220 yılları arasında inşa edilmiştir. Kervansaray boyutları itibariyle en büyük üçüncü Selçuklu kervansarayıdır. Kesme taş kaplı beden duvarları kare kesitli payandalarla desteklenmiştir. Doğu cephe ortasında bulunan geometrik motiflerle süslenmiş kesme taştan yapılmış taçkapıdan dikdörtgen planlı avluya ulaşılır. Avlunun etrafı dört yönden iki sıra tonoz örtülü revaklarla kuşatılmıştır.

1 Yorum

  1. Bakınız: Keykubadiye Sarayı Kazısı - Arkhe Dergisi

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir