Orta Çağ Avrupa’sında İçki Kültürü

Orta Çağ Avrupa'sında İçki Kültürü

Sokakta bira ve şarap satışı

İçki kültürünün nerden geldiği hangi tarihlere dayandığı merak konusu olmuştur. İçki çeşitleri açısından bakıldığında bira tarihin en eski içeceğidir. Biranın tarihinin Milattan önceki yıllara Sümerler’e kadar dayandığı bilinmektedir. Hatta Sümerlerde yazının bulunmasıyla en eski yazılı belgelerde bira hakkında bilgiler mevcuttur. Sümerlere ait olan Gılgamış Destanı’nda, vahşi Enkidu bir kadın tarafından ekmek yemeyi ve bira içmeyi öğrenirken tasvir edilmiştir. Bira ve diğer alkollü içecekler, erken toplumlarda hayati bir rol oynamıştır bile denilebilir. Genellikle bira ziyafetler, törenler ve akşam yemeklerinde kabile bağlılığını teşvik etmek için hizmet etti. İlk biranın, bir parça ekmeğin ıslanıp mayalanmaya başlamasıyla tesadüfen ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Orta Çağ Avrupa’sında İçki Kültürü yazısı Banu ÇETİN ÜNAL’ın kaleminden…

Aslında Orta Çağ’da ve öncesinde insanların tükettikleri içki türü biradan önce şaraptı.  Eski Mısırlılar, ellerinde olan ekili üzümleri şaraba çevirmekteydiler. Yunanlılar ise şarap yapım tekniğini Akdeniz bölgesi çevresine,  Romalılar ise Burgundy, İngiltere ve Almanya’ya  yaydılar. Roma döneminde şarap sadece sarhoş eden bir içecek değildi. Aynı zamanda kaynatılıp  tatlandırıcı olarak gıdalara da eklenirdi. Şarabın halk arasındaki önemi nedeniyle, Avrupa’nın Hıristiyanlaşması, güney Avrupa’dan İskandinavya ve Baltık’a kadar uzanan bağların yayılmasıyla üretimi artmıştır. Hatta şarabın keşfiyle alakalı anlatılan bir efsanede şöyle denilmektedir: “İlk insanlardan bir grup, bitki yoğunluğu yüksek olan nehir yataklarında yiyecek ararlarken dallardan salınan üzümlerin şekerli tadından ve çekiciliğinden etkilenip toplayabildikleri kadar çok üzüm topladılar. Bu üzümleri, belki bir hayvan derisi içine belki de kaba biçimli ağaçtan (ahşaptan) bir kabın içinde sakladılar. Bir kısım üzüm koparılmış, toplanmış meyvelerin ağırlığıyla ezilerek sularını bıraktılar. Azar azar üzümler yendikçe ilerleyen günlerde o sızan üzüm sularının fermantasyonu gerçekleşti ve düşük alkollü şarap haline geldi. Zamanla toplanmış meyvenin sonuna gelindiğinde ilk insanlar aromatik ve hafif alkollü içecek hale gelen yeni karşımın (üzüm suyunun) tadına baktı ve oldukça beğendiler. Daha sonrasında ise beğenilen bu içeceği, kasıtlı olarak üzümlerin ezip suyunu çıkararak ürettiler.

Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Bunun yanı sıra şarap yapımından çokça paralar kazanılmaktaydı. Çünkü şarap ticareti talep doğrultusunda gelişmiştir. Bu nedenle verimi en üst düzeye çıkarmak için, Orta Çağ’da üzümler birkaç defa basılmaya başlanmıştır. En iyi şarap, ilk basımın üzüm suyundan yapılmaktaydı. Üçüncü basım için daha önce ezilmiş üzümlere ilave şeklinde üretiliyordu. Bu da sonuçta ortaya çıkan şarabı daha az etkili ve daha ucuz hale getirmekteydi. Şaraplarını kavanozlarda saklayan Romalıların aksine, Orta Çağ’da Avrupalılar genellikle ahşap variller kullanıyorlardı. Variller, en kalın tahtadan yapılır ve yapılması çok uzun sürerdi. Alkollü sıvılar, her zaman fermente edici gazların kimyasal basıncına dayanabilecek kalın fıçılara konurdu. Orta Çağ’da Manastırlar, şarap kalitesini iyileştirmede oldukça etkiliydiler.

Yazının tamamı, Arkhe dergisi Sayı 8 ‘de…

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir