Orta Çağ Avrupa’sında Höyükler

Orta Çağ Avrupa’sında Höyükler

Gamla Uppsala’daki kraliyet höyükleri

Orta Çağ’ın başlarında höyüklerin veya mezar höyüklerinin inşası daha çok özel bir cenaze evi uygulaması olarak görülmelidir. Tüm Avrupa düşünüldüğünde günümüze ulaşan daha doğrusu bilinen bu döneme ait sadece birkaç yüz höyük vardır. Tarih öncesi ve Orta Çağ’dan kalma höyükler üzerine yapılan kapsamlı arkeolojik araştırmalar on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda gerçekleştirilmiştir.  Erken Orta Çağ höyüğünün kazılarda elde edilen bilgilerle dağılımı, dönemi ve önemine ilişkin mevcut yorumlarına ciddi sınırlamalar getirilmesinin nedeni dönem çalışmalarındaki kalitesizliktir. Bu nedenle sadece çok az höyük güvenli bir şekilde tarihlendirilebilmiştir.

Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Özellikle antikacılar tarafından araştırılan höyüklerin yeniden kazılması ile bir zamanlar düşünülenin aksine bunların izole höyükler ya da küçük höyük mezarlıklardan ziyade daha büyük mezarlıkların bir parçası oldukları ortaya çıkmıştır. Örneğin; Almanya’da Moos- Burgstall ve İsviçre’de Basel-Bernerring gibi…  Araştırmalar höyük inşasında özellikle dört bölgeyi önemli olarak tanımlar. Bunlar; İngiltere’de Cornwall, Brünn yakınlarındaki Žuran, Norveç’te Vestlandet, İtalya’da Lazio’dur.   İskandinavya’da ise, daha sonraki Roma Demir Çağı’ndan onuncu yüzyıla kadar höyükler inşa edilmiştir.  En yaygın olanları, her ikisi de İsveç’te bulunan Högem ve Gamla Uppsala gibi höyük mezarlıklarıdır. Bu bölgelerde alan çok sayıda büyük höyüklerden ve yakınlarında çok sayıda küçük höyükten oluşmaktadır. 

Hem gömülen hem de yakılan cesetler höyüklerin altına defnedilmiştir, bunların bazılarına zengin mezar eşyaları eşlik ederken ve bazıları ahşap bir mezar odası içindedir.  Bu bölgedeki diğer önemli höyük mezarlıkları, tamamı Norveç’te bulunan Bert nem, Borre ve Vestlandet bölgesinden ve Danimarka’daki Jelling’deki oyulmuş taş ve kilisenin her iki yanındaki onuncu yüzyıldan kalma iki höyük olarak bilinmektedir.

Baden-Württemberg, Almanya

Erken Orta Çağ höyüğü, Tunç Çağı’ndaki benzerleriyle hemen hemen aynı şekilde, İskandinavya, İngiltere ve Ren/Yukarı Tuna bölgelerinde yeni edinilen toprakların sahipliğini vurgulamak ve merhumun varisleri tarafından bu iddiayı güçlendirecek fiziksel bir anıt olarak inşa edilmiştir. İngiltere ve Ren/Yukarı Tuna bölgesindeki höyüklerin dağılımı ve tarihöncesi höyüklerin coğrafi ve zamansal olarak ilişkili ikincil kullanımı bu açıdan önemlidir.  Höyükler, daha önce Romalılaştırılmış topraklarda Germen halkının siyasi ve askeri olarak baskın olduğu bölgelerde inşa edilmiş ve yeniden kullanılmıştır.  Bu alanlarda, höyükler genellikle Saksonlar, Jütler, Bavyeralılar ve Avustralyalı Franklar ile ilişkilendirilir. Elbe’nin doğusundaki höyükler ise her zaman Slavlar olarak kabul edilir. 

İlginizi çekebilir: Orta Çağ Avrupası’nda Cenaze Törenleri

Höyüklerin dini çağrışımları ise çok tartışılmıştır.  İskandinavya’daki mezar höyüklerin Hristiyanlık öncesi dönemin ideolojisinin doğal bir parçası olduğu kabul edilir. Aynı şekilde İngiltere bölgesindeki höyükler de Hristiyan olmayan savaşçıların ideolojisiyle ilişkilendirilmiştir. Ancak mezar höyüklerin kalıcı bir anıt olarak kullanılması kiliselerin mezar anıtları olarak ortaya çıkması ile bağlantılıdır. Elbe’deki Slavlara ait höyüklerde ise cenaze anlayışındaki değişimin izleri vardır. Bu ölüleri yakmadan gömmeye geçişle bağlantılıdır ve bölgenin Hristiyanlaştırılmasının bir parçası olan bir yeniliktir. 

Kaynak: 

Robert Van de Noort, “Barrows”, Medieval Archaeology An Encyclopedia, Pam J.Crabtree (Ed.), Garland Publishing, Inc.,New York & London 2001,ss. 18-20. 

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir