Mozaik Sanatı: Bölüm 8

OPUS SECTİLE: Opus Sectile, ya da pavimentum sectile bir çeşit mimari kakmacılıktır. Çeperlere ya da duvarlara raptedilen kesik levhacıkların zamkla tutturularak yerleştirilmesidir.

Opus Sectile’de kullanılan nesnelerin cinsleri çeşitlidir. Bazen kiremit kalıntıları ile karışmış pişmiş topraktandır. (Testae pavimentum testaceum, spicatum) tuğlanın gözenekli, kırılabilir ve yıpranabilir özelliği olduğundan kullanışlı değildir. Tuğladan daha sağlam ve dayanıklı elemanlar kullanılmak üzere seçilmiştir. Bunlar tüf, kalker, mermer, porfir, bazalt, granit cinsleridir.

Opus Sectile Córdoba Arkeoloji Müzesi

Opus Sectile Córdoba Arkeoloji Müzesi

Opus Sectile’nin motifleri farklıdır. Bazen mermer ustası elindeki parçaları, özenle, üçgen(trigoni), kare (abaciquadiati), losanj (rhombus, skütülae), sekizgen(favi) biçiminde keserek, bunları dama (opis pavimentum) ya da Quadratum, yıldız (sculatum), başak(spicatum), arı yuvası şeklinde döşer. Dünden bugüne mozaik sanatı değişimleri…

Somaki, serpentin, giolla antico ve diğer renkli taşlar üstündeki geometrik desenler standart tiptedir. Bu geometrik bordürleri, birbirine paralel ya da dik çizgiler halindedir. Bazen de meandr motifleri labirent şeklindedir. Bu çeşit Opus Sectile, M.Ö. I.yy.’dan itibaren İtalya’da kullanılmıştır. Caesar seferlerinde rastladığı şehirlere ait pavimenta sectilaları İtalya’ya getirmiştir.

Düz motifler basit olarak daire, yarım daire, dörtte bir daire şekillerinde olup tuğlaların görünüşünü dışa yansıtacak şekilde taklit etmeye yarıyordu. (Opus testaceum, imbricatum)

Claudius çağından itibaren, çiçek (floral) elemanlar ve insan figürleri görülmektedir. Bazen de, mermer sanatçısı abstre konular işleyerek, tabiat şekillerinin ve yaratıklarının kopyalarını yapmaya çalışıyordu. Böyle bir sanatçı, bir resmin konturlarından mermer blok taşlarını ayırıyor, boş kalan yerleri de değişik renkteki mermer taşlarıyla dolduruyordu. Burada figürler, düz bir zemin üzerinde, monokron gölgeler halinde birleşiyor.

Mermer kakma (incrustatio), figürlü iki ton olarak işlenmektedir. Duvar süslemesinde, açık bir fon üzerine koyu ve döşemelerde ise koyu bir fon üzerine açık işlenerek, renklerde bir zıtlık vardır.

Bazen kakma sanatçısı, yalnız konturları değil, figürlerin haki renklerini de işliyordu. Böylece Crüstae’lerde, mermerden başka Breccia ve fildişi renkteki Nümidya mermerleri, gök mavisinde lapis-lazuli, yılan taşı, malahit, su mermeri de kullanılıyordu.

Bu tarz mermer kakma tezyinatta, iki derecede rol oynar ve a commesso denir. Bugün hala, Floransa atölyelerinde bu usul tatbik edilir. Bu kakma işçiliğinin menşeini, şüphesiz mermerin çok kullanıldığı yer olan doğuda aramak gerekir. Doğudan Yunan mimarisine, Mausolos sarayı vasıtası ile geçmiştir ve buradan Hellenistik dünyaya ve Roma’ya yayılmıştır. Fakat Plinus kakma mermer işçiliğinin İtalya’ya Claudius devrinde getirdiğini yazıyor.

Duvar dekorasyonu formu olarak, imparatorluğun M.Ö. I. yy.’na tarihlenmektedir. Palatine’de, Flavius yapısının salonunda, Pantheon’da Junius Basus bazilikasında güzel kakma işleri (inlaid work) kalıntıları vardır. Ve bu dekoratif sistem Bizans devrinde iyi bilinerek kullanılmıştır. Fakat Gauckler’in de işaret ettiği gibi opus sectile işlemesi, daima batıda zengin, ihtişamlı ve nadir bir dekorasyon formudur. Çünkü malzeme pahalı ve nakli güçtü. Bunun için kalıntılar, saraylarda ya da genel yapılarda bulunmaktadır. Diğer yandan taban döşemesi olarak opus sectile, M.Ö. II. yy.’dan itibaren antikitenin sonuna kadar yaygındır .

Hylas’ın Nymphe’ler tarafından tecavüze uğradığı Opus sectile paneli. 4. yüzyılın ilk yarısı Roma sanatı. Esquiline Tepesi’ndeki Junius Bassus bazilikasından.

Blake, Plinius’un yazdığı gibi, III. Pön savaşından sonra, Capitolinus tapınağına döşenmiş, scutulatum’un bu tip olduğuna inanmaktadır; ve bunu Vitrivius’un bir pasajıyla da desteklemektedir. Vitrivius’un, geometrik dekorasyonda trigona, quadrata ve favi ile beraber scutulae’nin benzer elemanlar olduğunu zikretmektedir. Scutula’nın anlamının losanj veya daire olduğunda biraz belirsizlik vardır. Blake, losanj olmasını daha muhtemel görüyor ve bu Plinius’un kendi çağında Galya’dan ithal edilen kareli kumaş ve yünlüleri tasvir eden scutulatus terimi tarafından kuvvetlendiriliyor. Bu türlü losanj motifi bulunan erken döşeme örnekleri, Pompei’de Apollon tapınağında, Bergama’da Konsül Attalos evinde ve yine Pompei’deki Casa del Fauno’da bulunmuştur. Basit kareli süslerin çeşitli gelişimleri, bazen çok dolaşık biçimlerde ve çok emek isteyecek halde, M.Ö. I. yy. esnasında, özellikle Pompei’de ve daha az olarak da İtalya’nın diğer bölümlerinde bulunmuştur.

Augustus devrinden itibaren, erken devrin basit malzemesi-kireç taşı vs.- daha artıyor ve renkli taşlarla üstünleştiriliyor. -porphyr, serpentine, giallo ve rosso antico, vs.- geometrik desenler, kıvrımlı dallar, çok çeşitli çiçek ve rozetlere dönüyor.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir