Hititlerden Bizans’a Salgın Hastalıklar

Hititlerden Bizans’a Salgın Hastalıklar

Günümüzde de olduğu gibi salgın hastalıklar tarihin hemen her döneminde etkili olmuştur. Salgın hastalıkların sosyal, ekonomik, siyasi ve dini pek çok önemli sonuçları olmuştur. 

Arkhe Dergisi’nden: Tarihin Seyrini Değiştiren Salgınlar Sayı 15’de!

Tıbbın ve tedavi yöntemlerinin gelişmemiş olması sebebiyle çok sayıda insan ölmüş, salgınlar sebebiyle ölen imparatorlar, krallar, general ve askerler de olmuştur. 

Tarihteki büyük salgınlar incelendiğinde il ele alınması gereken Hititler döneminde yaşanan, I. Şuppiluliuma ve II. Murşili dönemlerinde etkili olan veba salgınıdır. Hititler bu salgın ile tanrıların kendilerini cezalandırdığına inanmışlardır. 

Şuppiluliuma Dönemi’nde ortaya çıktığı düşünülen salgın kralın da ölümüne sebep olmuştur. Salgının ne derece büyük ve yıkıcı olduğu ise II. Murşili’nin tanrılara yakardığı veba duasını içeren tabletten anlaşılmaktadır.

Tablette;

Ey Hatti’nin fırtına tanrısı, benim efendim ve ey siz, benim efendim olan bütün tanrılar!                                                                        

Doğrudur, insan günah işler. Benim babamda günah işledi. Hatti’nin fırtına tanrısının, benim efendimin sözünü dinlemedi. Ama ben, ben hiç günah işlemedim. Doğrudur, babamın günahı oğluna da geçer, bana da babamın günahı geçti. Şu anda Hatti’nin fırtına tanrısına, benim efendime ve efendim olan bütün tanrılara iletirim ki, doğrudur, biz bunu yaptık. Ve şimdi ben, babamın günahını doğruladığıma göre, Ey Hatti’nin fırtına tanrısı, ey benim sahibim ve ey benim sahibim olan bütün tanrılar niyetleriniz artık değişsin! Artık benim için de yeniden dostça şeyler düşünün! Ve artık vebayı Hatti ülkesinden kovun!”

Veba salgınının bu dönemde yaklaşık 20 yıl sürdüğü ve pek çok ölüme sebep olduğu bilinmektedir. Salgının tam olarak hangi tarihte sona erdiği bilinmemektedir. 

Ancak II. Murşili Dönemi sonrasında veba ile ilgili herhangi bir yazıt ya da belge bulunmaması salgının bu dönemde sona erdiğini göstermektedir. İnsanlık Tarihinin Seyrini Değiştiren Salgın Hastalıklar ve hangi ülkelerde ortaya çıktığıyla ilgili birkaç bilgi aşağıda yer almaktadır.

Atina Vebası

MÖ 430 yılında Atina’da ortaya çıkan büyük bir veba salgınıdır. Sparta ile Atina arasında gerçekleşen Peloponez Savaşı’nın ikinci yılında ortaya çıkan ve büyük bir hızla yayılan salgın, yaklaşık yüz bin insanın ölümüne sebep olmuştur. Atina’nın büyük komutanı Perikles, eşi ve iki oğlunun da ölümüne sebep olan salgın hem Peloponez Savaşı’nın sonucunu hem de Yunan tarihini önemli ölçüde etkilemiştir. O dönemde yaşamış Atinalı bir general olan Thucydides (Thukididis), Peloponez Savaşı’nda yenilginin sorumlulardan biri olarak görülmüş ve Atina’dan sürülmüştür. Sonrasında bütün Yunan topraklarını dolaşmaya başlamış ve devletin içinde bulunduğu bu dönemi gözlemleme şansı bulmuştur. Kendisinin de hastalığa yakalandığı ancak atlattığı bilinmektedir. Salgınla ilgili olarak yaptığı çalışmalarda Atina’da hastalığın hızlı bir şekilde yayılmasının sebeplerini araştırmıştır. Şüphesiz sağlık sisteminin yetersizliği bu durumun en önemli sebebiydi. Thucydides’in vardığı bir diğer sonuç ise salgının zengin ya da fakir her sınıftan insanı aynı oranda etkilediğiydi. Bir yandan Peloponez Savaşı devam ederken bir yandan da salgın sebebiyle binlerce insan ölmeye başlayınca Atina toplumunda büyük bir kargaşa yaşanmaya başlamıştır. Atina halkını her yönüyle sarsan veba salgınından sonra Peloponez Savaşı 26 yıl daha devam etmiş, savaşın sonucunda ise yenilen taraf Atina olmuştur. Hem salgın hem savaş ile mücadele eden kentte bu kargaşa dönemi demokrasi rejiminin de çökmesine sebep olmuştur.

Antoninus Vebası (Galen Salgını)

MS 165 – 180 yılları arasında Roma İmparatorluğu topraklarında yaşanmış olan salgındır. Doğu seferinden dönen askerler tarafından getirilmiş olabileceği düşünülmektedir. Doğu’daki seferden zaferle dönen Roma ordusu önce Anadolu ve Yunanistan’a ardından başkent Roma’ya kadar taşımıştır. Roma İmparatorluğu’nda yaşamış ünlü Yunan doktorun ismi sebebiyle Galen Salgını olarak da bilinmektedir. Aynı dönemlerde Roma’da bir kıtlık yaşanmış ve bu durum vebanın ölümcül etkisini de arttırmıştır.  Bazı araştırmacılar yaşanan bu salgının çiçek ya da kızamık hastalığı olabileceğini düşünmektedir. 

Yaklaşık 20 yıl devam ettiği bilinen salgında Roma İmparatoru Lucius Verus ve pek çok hanedan üyesi de dahil olmak üzere binlerce insan hayatını kaybetmiş, imparatorluk toplam nüfusunun %30’unu kaybetmiştir.

Hititlerden Bizans’a Salgın Hastalıklar

Araştırmacılara göre salgına ismini veren ünlü hekim Galenos’un eserlerinde salgının belirtilerine dair aktardığı bilgiler hastalığın kanamalı çiçek ya da hıyarcıklı veba olabileceğini göstermektedir. Dönemin imparatorlarından Marcus Aurelius hastalığın tıpkı çiçek hastalığı gibi hava yoluyla yayıldığını yazmaktadır. MS 180 yılında imparator Marcus Aurelius’un ölümünden sonra salgın pek çok bölgede yavaş yavaş etkisini yitirmiştir. 

Salgının Roma İmparatorluğu açısından oldukça önemli sonuçları olmuştur. Roma ordusu büyük oranda azalmış, pek çok soylu aile ve hanedan üyesi yaşamını yitirmiş, işçi ve köle sınıfının büyük ölçüde yaşamını yitirmesi üretimi ve ekonomiyi de olumsuz etkilemiş, imparatorluk ekonomisi çıkmaza girmiştir. Yerel nüfusun büyük bölümü yok olmuştur.

Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne giden dönemlerin ilk aşaması olarak değerlendirilebilecek bu salgın, hanedandan yerel halka, soylu sınıftan kölelere kadar her kesimi etkilemiş askeri ve ekonomik önden büyük bir yıkıma sebep olmuştur. Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Justinianus (Jüstinyen) Vebası 

Justinianus Veba Salgını MS 541 – 542 yıllarında Bizans İmparatorluğu’nda ortaya çıkmış, özellikle başkent Konstantinopolis’te ve Akdeniz liman kentlerinde etkili olmuştur. 

Yaklaşık 25 milyon insanın ölümüne sebep olan salgın başkent Konstantinopolis nüfusunun %40’ını yok etmiştir. Önce Avrupa’da başlayan salgın Mısır, Filistin ve Suriye’ye yayılmış oradan Anadolu’ya ulaşmıştır. İmparator Konstantinopolis’e olan bütün giriş çıkışların kapatılmasını istemiş buna rağmen askeri birliklerin şehre getirdiği malzemeler arasındaki fareler sebebiyle başkentte de yayılmıştır. Saray ve çevresi karantinaya alınmış, ilk zamanlar birkaç yüz olan ölü sayısı çok kısa zamanda artmış ve ölüleri gömecek mezar yerleri dolunca ölüler denize atılmaya başlanmıştır. Salgın normal seyrinde devam edip zaman içerisinde azalarak yok olmuştur. Ancak askeri ve ekonomik gücünü büyük oranda kaybeden Bizans İmparatorluğu’nun zayıflamasına sebep olmuş, bu durum ise Avrupa tarihini tamamı ile değiştirecek gelişmelerin yaşanmasına sebep olmuştur.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir