Hatti Uygarlığı

Hatti Uygarlığı

Evreni simgeleyen dinsel sancak (Güneş Kursu) Alacahöyük MÖ 2100-2000, Hatti sanatı ürünü Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Yarımadası’nın bilinen en eski adı olarak kabul edilen Hatti ismine ilk kez Mezopotamya kaynaklarında rastlanmıştır. Akad Sülalesi Dönemi’nde kullanıldığı bilinen bu isim (MÖ 2350 – 2150) 7. Yüzyıldaki Assur belgelerinden de anlaşıldığı gibi MÖ 630 yıllarına kadar kullanılmıştır. Anadolu için yüzyıllar boyunca kullanılan bu isim o kadar benimsenmiştir ki MÖ 2000li yıllardan itibaren Anadolu’yu istila etmeye başlayan Hint – Avrupa kökenli bir halk olan Hititler dahi yeni yurtlarından Hatti Ülkesi olarak söz etmişlerdir. Bu sebeple tabletlerinde de başkentlerinin ismi Hattuşa olarak geçmektedir. 

Hatti Uygarlığında Din, Mitoloji ve Dil

Hattilerin dili hakkında pek az bilgimiz var. Hattuşa’nın MÖ 14. ve 13. Yüzyıllarına ait ibadet konuları üzerindeki tabletlerinden öğrendiğimize göre, Hitit rahipleri dinsel törenleri yönetirlerken arada bir kendi dillerinden olmayan alıntılar okuyorlardı. Çevirileri satırlar arasında verilen bu değişlerden önce “rahip şimdi Hattili ( Hattice ) konuşuyor” açıklaması bulunmaktadır. Bu tür alıntılardan başka ayrıca dağ, nehir, kent, tanrı adlarından, bazı dinsel ve mitolojik konulu metinlerden de Hatti dili kalıntıları elde edilmiştir. Bunlardan en önemlisi “Gökten düşen Ay tanrısı” konulu olup Hatti ve Hitit dilinde yazılmış bir metindir. Böylece Hatticenin Hint– Avrupa ve Sami dillerinden tamamı ile değişik kendine özgü bir dil olduğu saptanmıştır. Özellikle prefix, yani önek kullanan bir dildi. Örneğin, çoğul eki, kelimenin başına geliyordu. Söz gelimi şapu, tanrı demekti. Wa öneki ile Waşapu tanrılar, binu = çocuk, lebinu = çocuklar anlamına geliyordu.

Hint – Avrupalı Hititler din, mitoloji, töre ve örf bakımından büyük ölçüde Hatti etkisinde kalmıştır. Hitit Pantheonu’nun başlıca tanrıları Hatti dilinden alınmıştır. Hattice adı Wuruşemu olan Hititlerin Güneş Tanrıçası, onun kocası Fırtına Tanrısı, çocukları, Nerik ve Zipplanda’nın fırtına tanrıları, kızları Mezullaş ve torunları Zentuhiş Hatti kökenlidir. Hitit tanrısı Telepinuş ve eşi Hatepinuş de Hattilerden gelme idi. Bunlara Inaraş ve Zithariyaş ile Karziş ve Hapantalliyaş adlı tanrıçaları da ekleyebiliriz. Hititlerin Illuyanka ve Telepinuş efsaneleri de aslında Hatti Uygarlığının ürünleridir.

“Gökten Düşen Ay Tanrısı” adlı mitos, hem Hititce hem de Hattice olarak ele geçtiği için Hatti dili üzerinde olduğu ölçüde bu topluluğun düşünce ve inanç dünyası hakkında da bilgi vermektedir. Bir ay tutulması ve yağmur fırtınasının mitolojik anlatımı olması gereken bu mitos, oldukça etkileyicidir. Anadolu’nun günümüze kadar kırıntılar halinde korunmuş en eski diline ait bu metnin aşağıda sunulan Türkçe çevirisindeki tanrı adları Hattice şekilleri ile görülmektedir.

Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Kaşku ( Ay tanrısı ) gökten düştü. Şimdi o Kilammar ( Tapınak ) üstüne düştü. Ancak onun kimse görmedi. Şimdi Tanrı ( Gök tanrısı ) onun arkasından yağmur saldı. Ve arkasından yağmur sağanakları gönderdi. Onu korku aldı. Onu korku aldı.

Hapantalli ( tanrıça ) aşağıya onun yanına gitti. Onu sürekli okudu – üfledi. Katahziwuri 

( tanrıça ) gökten ne düştüğünü gördü ve şunu söyledi: “Ay tanrısı gökten düştü. Kilammar üstüne düştü”. Gök tanrısı onu gördü. O zaman onun arkasından yağmur sağanakları saldı. Onu korku aldı. Onu korku aldı. Hapantalli aşağıya onun yanına gitti, o zaman onunla konuştu: Gidiyor musun? Ne yapıyorsun?”.

Hititlerde birer kral adı olan Tuthaliya, Arnuwanda ve Ammuna, özünde Hatti kökenli dağ adlarıdırlar. Yinen bir Hitit kral adı olan Hattuşili kolayca anlaşılacağı gibi “Hatti” kökünden gelmektedir. Hattuş, Hitit başkenti Hattuşa’nın Hatticesidir. 

Kaynaklar:

Akurgal. E., Anadolu Uygarlıkları, Phoenix Yayınevi, Ankara, 2020.

Akurgal, E., Anadolu Kültür Tarihi, Phoenix Yayınevi, Ankara, 2014.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir