Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri 2

Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri 1

Fotoğraf: Retiarius ve Secutor Sınıfı Gladyatör Betimlemeli Kap “Colchester Vazosu”, Pişmiş Toprak, Camulodunum, İngiltere (Roma MS 175) (©Carole Raddato Collection

Gladyatör Sınıfları

Arkhe Dergisi Sayı 1’de sizlerle…

Gladyatör sınıflarının 17 tipten oluştuğu bilinmektedir. Bu sayı yeni araştırmalar ve ortaya konulacak veriler ile daha da arttırılabilir. Bu başlık altında yukarıda değinilen gladyatörler dışında farklı tipteki gladyatör sınıflarının genel özellikleri ve kullandıkları silahlara değinilecektir.

Gallus: Samnit ve thraex gibi galluslarda isimlerini Galyalı savaşçılardan almışlardır. Bu sınıfın Roma Cumhuriyet Dönemi’nde ortaya çıktığı ve ilk zamanlarda Galya’lı savaşçıların silahlarını kullanan esir ve suçlulardan oluştuğu tahmin edilmektedir. Ancak İmparatorluk Dönemi’ne doğru giderek kaybolmuştur. Yazılı kaynaklarda haklarında ağır silahlı bir sınıf olduğu ve dövüşlerde genellikle thraex ile karşılaştıkları gibi bilgiler bulunabilmektedir. Buna karşın görsel kaynaklarda gallusları betimleyen bir şeye rastlanmaması nedeniyle kıyafetleri konusunda çok kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ancak bazı araştırmacılar İmparatorluk Dönemi’nin başlarında ortaya çıkan murmillo sınıfının gallus sınıfından türediğini ileri sürmektedir.

Eques: Latincede Eques, atlı/süvari anlamına gelmektedir. Eques sınıfının bu nedenle atlı bir sınıf olduğu kabul edilmektedir. Ancak antik kaynaklarda daha çok ayakta ve atsız olarak betimlenmiştir. Bu nedenle arenaya at sırtında girdiği ve dövüşlerin sonlarında doğru gerekirse atından indiği ileri sürülmektedir. Roma Cumhuriyet Dönemi’nin sonlarında doğru ortaya çıkan bu sınıf, gladyatörlere ilişkin getirilen düzenlemeden sonra Roma İmparatorluk Dönemi boyunca dövüşlerde yer almıştır. Antik kaynaklara göre equites genellikle kendi sınıfından birine karşı ve gladyatör gösterilerinin en başında dövüştükleri kabul edilmektedir. Haklarındaki bilgimizin sınırlı olmasına karşın bu sınıfın Roma ordusundaki eques sınıfından oluşturulduğu ileri sürülmektedir.

Eques sınıfı atlı olmaları nedeniyle rahat savaşabilmeleri amacıyla genellikle küçük silahlar kullanmışlardır ve bu nedenle hafif silahlı gruba girmektedir. Üzerlerinde dizlerine kadar uzanan bol bir tunik vardır. Aynı sınıftan iki kişinin karşılaştığı durumlarda karışıklık yaşanmaması için tunikler farklı renklerde şeritler ile süslenmiştir. Sağ kollarında metal plakalardan oluşan bir kolluk (manica) yer almaktadır. Savunma amacıyla başlarında geniş kenarlıklı sorguçsuz bir miğfer (galea) ile sol ellerinde bir kalkan (parma) yer almaktaydı. Miğferin iki yanında birer tüy yerleştirilmişti. Kalkanlar genellikle küçük ve yuvarlaktır. Saldırı amacıyla ellerinde, arenaya ilk girdikleri sırada at üstündeyken kullandıkları 2-2,5 m. uzunluğunda bir mızrak (hasta) ile attan indikten sonra kullanmak için kısa bir kılıç (gladius) bulunmaktaydı.

Murmillo: Bu sınıf MS 1.yy.’da ortaya çıkmıştır. Roma Cumhuriyet Dönemi’nde görülen gallus sınıfından türetildiği düşünülmektedir. Murmillo sınıfının isminin Mormylos olarak adlandırılan mırmır balığından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Nedeni ise bu gladyatörlerinin miğferlerinin üzerinde bir balık motifinin yer almasıdır. Bu görüşü savunanlar murmilloların gladyatör gösterilerinde ağı ile birlikte dövüşen ve bir balıkçıyı temsil ettiğini, retiarius sınıfı ile karşı karşıya gelmelerinin ise balıkçı-balık şeklinde bir ikiliyi oluşturduğunu ileri sürmektedirler. Avcı-av ikilisi gibi sembolik karşılaşmalar gladyatör gösterilerini daha ilginç ve çekici hale getirmiştir. Murmilloların antik betimlemelerde retiariusların yanı sıra thraex ve provocatores sınıfı gladyatörler ile karşılaştıkları gösterilmiştir. Murmillo grubu silahları nedeniyle ağır silahlı gruba girmektedir. Daha çok gallus sınıfının silahlarını kullandıkları kabul edilmektedir. Bunların arasında bellerindeki kısa bir önlük (subligaculum) ve bir kemerin (balteus) yanı sıra her iki bacağını örten kumaş veya deriden yapılmış bir koruyucu (fascia) giyerlerdi. Sağ kollarında metal plakalardan oluşan bir kolluk (manica) giyerlerdi. Savunma silahı olarak başlarında bir miğfer (galea) ve sol ellerinde bir kalkan (scutum) taşımaktaydılar.

Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri 2

Fotoğraf: Murmillo Sınıfı Gladyatör Miğferi, Bronz, Berlin Neues Museum, Almanya, (Roma: MS 2.yy.) (© Silver Tusk Collection)

Secutor: Bu sınıf samnit sınıfından türetilmiştir. Kaynaklarda ismi ilk defa İmparator Caligula Dönemi’nde (MS 37-41) geçmektedir. Samnit sınıfının Roma Cumhuriyet Dönemi sonlarına doğru ortadan kalkmasına paralel olarak ortaya çıkan bir sınıftır. Secutor sınıfının bir diğer ismi olan contraretiarius ise genellikle retiarius sınıfı ile karşılaşmalarından dolayı verilmiştir. Antik betimlemelerde secutor sınıfı genellikle retiarius sınıfı ile karşılaşırken gösterilmiştir. Secutor sınıfı silahları nedeniyle ağır silahlı gruba girmektedir. Samnit sınıfından türetildiği için silahları da benzerdir. Bel kısmını örten bir önlük (subligaculum) ve bir kemer (balteus) yanısıra sol bacakta bir dizlik (ocrea) ve sağ kolda deri veya kumaştan yapılmış bir koruyucu (fascia) giymekteydiler. Savunma silahı olarak başlarında bir miğfer (galea) ile sağ ellerinde bir kalkan (scutum) tutmaktaydılar. Secutor miğferi kısmen provocatores miğferine benzemekte olup yumurta biçiminde, dar ve sorguçsuzdur. Göz delikleri dardır. Kalkanları da dar, uzun ve dikdörtgen formludur.

Scissor: Latincede scissor, “bölen, doğrayan” anlamına gelmektedir. Bu sınıf MS. 1.yy.’da ortaya çıkmıştır. Haklarında çok fazla bilgimiz bulunmamaktadır. Pek çok farklı sınıf ile mücadele etmiştir. Scissor sınıfı silahları nedeniyle en ağır silahlı gruba dahil edilmiştir. Kalkan kullanmadıkları için bütün vücutlarını boyundan dize kadar koruyan metal plakalardan bir kıyafet (manica) giyerlerdi. Her iki bacaklarında birer dizlik (ocrea) giymekteydiler. Başlarındaki miğfer (galea), provocatores ve secutor sınıfının kullandığı miğfer ile benzemektedir. Saldırı silahı olarak sol ellerinde bir kısa kılıç (gladius) bulunmaktaydı. Sağ ellerine ise ucu dikey bir bıçak şeklinde olan bir boru geçirmekteydiler.

Essedarius: İsimlerinin kökeni hakkında en az bilgimiz olan sınıftır. “Esseda” Latincede iki tekerlekli araba anlamına gelmektedir. Bu sınıftaki gladyatörler “equites” sınıfını anımsatır şekilde büyük olasılıkla bir araba ile arenaya girmekteydiler. Ancak bu sınıf ile ilgili bilgilerimizin az oluşu bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyacımız olduğunu göstermektedir. Essedarius sınıfı, silahları nedeniyle orta ağırlıktaki bir gruba girmektedir. Bel kısımlarını bir önlük (subligaculum) ve bir kemer (balteus) ile örtmektedirler. Savunma silahı olarak başlarında yumurta biçiminde, dar ve sorguçsuz bir miğfer, sol ellerinde ise küçük ve yuvarlak bir kalkan bulunmaktadır.

Hoplomachus: Bu sınıf Yunan Ordusu’nda yer alan Hoplit birliğinden ismini almıştır. Hoplitler’in ağır silahlı bir birlik olmasına karşın hoplomachus sınıfının hafif silahlıdır. Daha çok savaş teknikleri nedeniyle bu ismi alan hoplomachus sınıfı MS 1.yy.’dan başlayarak arenalarda boy göstermiştir. Dövüşlerde genellikle thraex sınıfı ile karşılaşmışlardır.

Hoplomachus sınıfı gladyatörlerin göğüsleri çıplaktır. Bellerini örten bir önlük (subligaculum) ve bir kemer (balteus) dışında bir kıyafetleri görülmez. Sağ kollarında metal bir koruyucu (manica) bulunmaktadır. Savunma silahı olarak sağ ellerinde küçük, yuvarlak bir kalkan (scutum) ve başlarında Boeotia tipi bir miğfer yer almaktadır.

Retiarius: Bu sınıf gladyatör gösterilerinin en aranan dövüşçüsüdür. İmparator Augustus Dönemi’nde MS 1.yy.’da ortaya çıkmıştır. Gladyatör dövüşlerinin yasaklanmasına kadar da popülerliğini korumuştur. Retiarius sınıfında daha çok genç ve atletik erkekler tercih edilmiştir. Elindeki savunma silahlarının azlığı ve hafif saldırı silahları kullanması nedeniyle dövüşlerde daha çok ağır silahlı secutor ve murmilla gibi gladyatör sınıfları ile karşılaşmıştır. Retiarius sınıfı gladyatörler rakiplerinin hamlelerinden kaçarak onları yorup açıklarını buldukları zaman saldırma taktiğini izlemişlerdir. Retiariuslar genellikle bellerini örten kısa bir önlük (subligaculum) ve bir kemer (balteus) dışında bir şey giymezlerdi. Savunma silahı olarak sol kollarına metal plakalardan oluşan bir koruyucu (manica) ve sol omuzlarının üzerine kalkan işlevini gören metal bir plaka (galerus) takarlardı. Başlarına miğfer bulunmayan retiariusların saldırı silahı olarak üç dişli bir mızrak (fuscina) ve yaklaşık 3 metre genişliğinde bir ağ (iaculum) kullanırlardı.

Dimachaerus: Bu sınıf hakkındaki bilgimiz sınırlıdır. Yazılı kaynaklarda ismi iki defa geçen bu grubun adı Yunancada kılıç anlamına gelen machaerustan gelmektedir. İsmin başındaki iki anlamına gelen “di-“takısı nedeniyle bu sınıfın arenalarda iki kılıç veya hançerle dövüştükleri düşünülmektedir. Ancak ne zaman ortaya çıktıkları, kıyafetlerinin nasıl olduğu ve dövüşlerde kiminle karşılaştıkları bilinmemektedir.

Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri 2

Fotoğraf: İki Paegniarius Sınıfı Betimlemeli Mozaik, Nennig Roma Villasından Mozaik, Almanya (Roma) (©Carole Raddato Collection)

Laquearius: Bu sınıf, ismini Latincede laques (kement) kelimesinden almaktadır. Laquearius’ların en tipik özelliği ellerindeki kement ile rakibe saldırmalarıdır. Çok popüler olmayan bu sınıf MS 1.yy.’da az sayıdaki yazılı ve görsel kaynakta karşımıza çıkmaktadır. Daha çok retiariusu andıran bir giyim ve dövüş tekniği kullanmaktadır. Laquearius sınıfı bellerini örten kısa bir önlük (subligaculum) ve bir kemer (balteus) dışında bir şey giymezlerdi. Sol omuzlarında retiariuslar gibi kalkan işlevi gören metal bir plaka (galerus) takmışlardır. Sol ellerinde bir kement (laques) sağ ellerinde ise ucu kıvrık bir sopa tutmaktaydılar. Miğfer ve kalkan taşımıyorlardı.

Gladyatörlerin Seramik Üzerindeki Yansımaları Roma Dünyası’nda sevilen bir eğlence türü olan gladyatör dövüşleri ve gladyatörlerin, dönemin sanatında mozaikten cama, metalden seramiğe kadar çok sayıda örnek üzerindeki betimlemelerde görülmesi hiç şaşırtıcı değildir. Bu betimlemeler arasında en sık karşımıza çıkanlardan birisi de seramikler üzerindeki gladyatör betimlemeleridir. Roma Dönemi’nde günlük hayatta en sık kullanılan materyal olan seramikler üzerindeki gladyatör betimlemelerinin görülmesi tabi ki bu seramikleri yapan sanatçıların dönemin modasını yakından takip etmesi ve ürünlerinin pazardaki hedef kitlesi olan halkın beğenileri ile ilişkilidir. Bu moda özellikle MS 1.yüzyılda çok popüler olmuş, sonraki yüzyıllarda azalarak kaybolmuştur. Arkeolojik kazılarda ele geçen seramik örnekleri içinde gladyatör betimlemeli olanları arasında önde gelenlerden birisi kandillerdir. Side’den ele geçmiş bir kandil üzerindeki gladyatör betimlemesi buna güzel bir örnektir. Antik çağda bir aydınlatma aracı olarak kullanılan kandillerin üstünde bazen tek bir gladyatör bazen de bir dövüş sahnesi kabartma olarak yansıtılmıştır. Ayrıca bazen gladyatör miğferi şeklinde yapılmış kandillerde görülmektedir. Figürlerin en ince detayına kadar titiz bir şekilde betimlendiği bu kabartmalarda gladyatörlerin silahları, giyimleri dahi görülebilmektedir.

Gladyatör betimlemelerinin görüldüğü diğer seramikler ise daha çok dönemin madeni kap sanatının etkisiyle üretilen kabartmalı vazolardır. Vazoların süsleme yüzeyinin daha geniş olması, gladyatör dövüşlerinin daha kalabalık sahneler ile betimlenmesinde rol oynamıştır. Görüldüğü gibi bu dövüşler, Roma Dünyası’nda insanların sadece belli dönemlerde zaman geçirmesi için düzenlenen oyunlardan öte bütünüyle içselleştirdikleri günümüzdekilere benzer bir eğlence sektörü halini almıştır.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir