Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri 1

Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri

Fotoğraf: Retiarius ve Secutor Sınıfı Gladyatör Betimlemeli Kap “Colchester Vazosu”, Pişmiş Toprak, Camulodunum, İngiltere (Roma MS 175) (©Carole Raddato Collection
Arkhe Dergisi Sayı 1’de sizlerle…

Onlar yakılmaya, dövülmeye,
bağlanmaya ve kılıçla öldürülmeye
katlanacaklarına yemin ederler.
Gladyatör Yemini, Petronius, Satyricon, 117

Günümüz dünyasında gladyatörler, Antik Çağ ile ilgili imgelerde genellikle birer savaşçı, ölüm ile oyun oynayan birer kahraman gibi yansıtılmaktadır. Kan ve toz içinde birbirleriyle, kendi yaşamları ve özgürlükleri pahasına mücadele veren bu insanların Roma dünyasında halkın gözünde ne kadar popüler oldukları hem yazılı hem de arkeolojik kaynaklar ile anlaşılmaktadır. Hiç şüphesiz öldürmeye ve kan dökmeye dayalı olan bu oyunların popülerleşmesinin temelinde çok çeşitli nedenler yatmaktadır. Bu nedenler arasında; Roma’nın savaşçı toplum yapısı, ölüm-kalım mücadelesini izlemenin hazzı, farklı sınıflar arası mücadelenin çekiciliği, taktik ve stratejiyi izlemenin yarattığı heyecanı gösterilebilir.

“Yakılmak”, “Dövülmek”, “Bağlanmak” ve “Kılıçla Öldürülmek” gibi yöntemler elbette farklı silah ve tekniklerin kullanımını zorunlu kılmaktaydı. Peki sadece ölüm üzerine bu kadar organize bir sistem oluşturan Roma’daki gladyatörlük sistemi içinde ölüm çeşitleri neye göre belirleniyordu? Hayvanlara karşı savaşan bir gladyatörün ısırılarak ya da parçalanarak ölmekten başka bir şansı yoktu. Nitekim bu yöntem özellikle hiçbir kazanma şansı olmadan ölmeleri istenenler için birincil tercihti. Ancak, esas popüler olanı gladyatörlerin karşılıklı mücadelesiydi ve bunu daha popüler hale getirmenin yolu ise farklı silah ve yeteneklere sahip olanları değişik gruplardaki gladyatörler ile karşılaştırmaktı. Roma dünyasında gladyatör dövüşlerinin kısa ve kanlı olanlarından ziyade uzun süren ve farklı özelliklere sahip gladyatörler arasında birbirini alt etme konusunda izledikleri taktikleri izlemek daha popülerdi. Bu yazıda bahsedeceğimiz konu bu gladyatörler arasında görülen farklı sınıflardır. Kimdi bunlar ve hangi türde silahlar kuşanırlardı?

Gladyatör Sınıflarının Kökeni ve Oluşumu

Gladyatör dövüşlerinin en popüler olduğu dönem MS 1.-2. yy.’lardır. Bu dönemde pek çok farklı sınıftan gladyatör büyük arenalarda dövüştürülürdü. Düşman askerlerinin kanını dökerek ölülerini onurlandırmayı amaçlayan Romalıların düzenlediği bu gösteriler kökeninin Roma’ya Etrüskler, Yunanlılar ve İtalya’daki Campania Bölgesi halkının geleneklerinin etkisiyle geldiği söylenmektedir. Bu noktada gladyatörler arasında kıyafet ve silahlara dayalı ilk sınıfların oluşumunu MÖ 4.-3.yy.’a kadar indirmenin mümkün olduğunu söylemek gerekir. Yazılı kaynaklarda ilk gladyatörlere “bustuarii” ismi verildiği de görülür.

Gladyatör sınıflarının sayısı MÖ 3.-1.yy.’lar arasında Roma devlet sınırlarının büyümesi ile paralel bir artış göstermiştir. Roma ordusunun işgalinden önce güçlü bir direniş sergileyen cesur ve savaşçı toplumlardan bazılarının silahlarını kuşanmış kişilerin arenalarda boy gösterdiğini görmekteyiz. Bunlardan ilki Thraeces (Trakyalılar)’dır ve ilk olarak MÖ 1.yy.’daki yazılı kayıtlarda karşımıza çıkmaktadır. Bu sınıf büyük olasılıkla MÖ 3.-2. yy.’larda Roma’nın Makedonya’yı ele geçirmesi ile sonuçlanan savaşlardan sonra bölgedeki Thrak topluluklarının başlattıkları, uzun süreli isyanların bastırılmasından sonra oluşmuştur. Bir görüşe göre ise Pontos Kralı Mithridates IV Eupator’un ordusunda savaştıkları için (MÖ 87) Romalılar tarafından cezalandırılmış ve dövüştürülmek üzere arenaya gönderilmişlerdir. Thraeces’lerden sonra gelen bir diğer sınıf ise Gallus’tur. Gallus sınıfının kökeni Avrupa’nın kuzey kesiminde yaşayan bir topluluk olan Galya’lılara dayanmaktadır. Roma’lıların, ilk olarak MÖ 4.yy.’da karşılaştığı bu grup ile mücadelesi, MÖ 1.yy.’da Caesar’ın Galya’yı işgaline kadar devam etmiştir. Gallus sınıfı, ismini bu savaşçı ve mücadeleci topluluktan almıştır.

Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri

Fotoğraf: Thraex Betimlemeli Kandil, Pişmiş Toprak, Römiscshe-Germanische Zentralmuseum, Köln (Roma: MS 2.yy.) (© Carole Raddato Collection)

Gallus ve Thraeces sınıfları, aşağıdaki satırlarda bahsedilen Samnit sınıfı gibi bu yerel toplulukların silahlarını kullanan kişilerden oluşmaktadır. Bu üç sınıfın oluşumu daha çok Roma’nın siyasi ve askeri yaşamının etkisi ile şekillenmiştir. Söz konusu sınıfların oluşumu, Romanın çok uzun süre mücadele ettiği bu halkları yendikten sonra, bir tür cezalandırma amacı olarak yenilen halkların arenaya sürülmesi ile oluştuğu görülmektedir. MÖ 3.-1.yy.’lar bu sınıfların oluşturduğu gladyatör dövüşlerinin yaygınlaşarak Roma halkının beğenisini kazandığı bir dönem olmuştur. Oyunların yaygınlaşması üzerine Roma senatosu MÖ 105 yılında gladyatör dövüşlerini Roma halkının bir eğlencesi olarak kabul etmiş ve gösteriler ile ilgilenmesi için iki memur atamıştır.

MÖ 1–MS 1yy.’lar arasındaki dönemde gladyatör gösterilerinin popülerleşmesine paralel olarak gösterilerde daha çok sayıda gladyatöre ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Gladyatör sayısının yanı sıra gladyatör dövüşlerinin türlerinde de çeşitlilik ihtiyacı duyulmuş ve yeni sınıflar oluşmaya başlamıştır. Bahsedilen dönemde görülen yeni gladyatör sınıfları eques ve provocatores’tir. Equitesin gösterilerin açılışında ilk dövüşü yapan gladyatörler olduğu kabul edilmektedir. Sadece kendi sınıfından biriyle mücadele eden equitesler, gösterinin başında arenaya at sırtında girerler ve gerekirse dövüşe ayakta devam ederler. Provocatores tipi ise ilk defa MÖ 1.yy.’da ünlü hatip Cicero’dan sonraki dönemde ortaya çıkmıştır. Provocatores sınıfı gladyatörlerin silahları Roma ordusundaki lejyonerlerin kullandıkları silahlar ile benzerdir. Bel kısımlarını kısa bir önlük (subligaculum) ve bir kemer (balteus) ile örterler. Bacaklarında ise metal plakalardan yapılmış dizlik (ocrea) bulunmaktadır. Göğüsleri genellikle açık olan gladyatörlerden farklı olarak metal bir göğüslük kullanmaktadırlar. Savunma silahı olarak başlarında bir miğfer (galea) ile sol ellerinde bir kalkan (scutum) bulunmaktadır.

Augustus Dönemi’nde aynı zamanda yeni sınıflar oluşturulmuştur. Yeni gladyatör sınıflarının öncekilerden farkı herhangi bir toplumu temsil etmedikleri görülür. Bu sınıflar, tamamen kendi aralarında silahları ve savaş yetenekleri ile farklılık göstermektedir. Böylece MS 1.yy.’dan itibaren düzenlenen gösterilerde mümkün olduğunca farklı sınıflardan gladyatörlerin karşı karşıya getirilmesine özen gösterilmiştir. Farklı sınıflar, birbirleri arasında avantaj ve dezavantajlarına göre taktik ve stratejik yöntemler izlemiş; bu da oyunların daha uzun sürmesini ve izleyicilerin daha çok zevk almasını sağlamıştır. Murmillo, secutor, scissor, essedarius, hoplomachus, retiarius, dimachaerus, sagittarius, andabata, laquearius gibi Roma İmparatorluk Dönemi boyunca arenalarda boy gösteren gladyatör sınıflarının tamamına yakını MS 1.yy.’daki bu düzenlemeler sırasında ortaya çıkmıştır. Burada adı anılabilecek bir diğer gladyatör grubu ise gladiatrix ismi ile anılan kadın gladyatörlerdir. Gladiatrix’ler arasında kadın kölelerin yanı sıra Roma’nın üst sınıf ailelerinden gelen kadınlar da bulunmaktadır. Bu konuda günümüze ulaşan bilgiler çok sınırlıdır. Ancak biri İmparator Nero, diğeri ise İmparator Domitianus zamanında olmak üzere iki kaynakta gladiatrix dövüşlerinden bahsedilmektedir.

Gladyatör Silahları

Gladyatörlerin kullandıkları giysi, silah ve ekipmanları esas olarak dövüş sırasında kişinin kendini koruması, saldırması ve karşıdan gelen saldırıyı püskürtmesi amacına uygun şekilde düzenlenmiştir. Her ne kadar sınıflar arasında savaş tekniklerine bağlı olarak bu araç gereçlerde küçük değişiklikler görülse de Roma Cumhuriyet Dönemi’nde ilk gladyatörlerin ortaya çıkışından İmparatorluk Devri’nin sonuna kadar çok büyük farklılıklar yoktur. Bu araç gereçlerin ortaya çıkışı ve gelişimi ilk gladyatör sınıfı olan Samnitler ile birlikte başlar. Samnit sınıfının ekipmanları, Orta İtalya’da yaşayan aynı isimdeki halkın savaşlarda kullandıkları silahlardan oluşmaktaydı. Bu silahlar zaman içinde değişim göstererek gladyatör gösterilerinin yapıldığı yüzyıllarda hemen hemen bütün sınıfların silahlarının temelini oluşturmuştur.

Gladyatör sınıflarının tamamına yakını öncelikle baş kısmı deri veya metal bir miğfer (galea) ile örtülmüştür. Vücudun çok örtülmemesine özen gösterilmiştir. El, ayaklar ve baş gibi uzuvların dışında kalan gövde tercihen çıplak bırakılmış ve sadece bel kısmı örtülmüştür. Hayatı organları içeren göğüs kısmının çıplak bırakılması, gladyatörün dövüşler sırasındaki cesaretini vurgulama amacını taşımaktadır. Silah ve ekipmanlar genelde gladyatörün hangi sınıfta olduğuna bağlı olarak değişim göstermekle birlikte temel prensip sağ ellerinde tuttukları silahlar ile saldırmaları, gelen saldırıyı ise sol tarafları ile püskürtmeleridir. Bu nedenle sagittarius gibi saldırı amacıyla ok atarken her iki eli de kullanması gereken sınıflar dışındakilerin sağ ellerinde kılıç (gladius, sica veya spatha), mızrak (hasta) gibi bir saldırı silahı bulunur. Karşıdan gelen bir saldırıda, öncelikle saldırı silahını korumak amacıyla sağ tarafını geriye çeken gladyatörün kendisini savunmak amacıyla sol tarafını kullanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle en hafiften en ağır silahlıya kadar bütün gladyatör sınıflarında sol taraf savunma silahları na ayrılmıştır. Savunma amacıyla kullanılan en temel silah, kalkandır (scutum, parma). Bu nedenle dövüş sırasında sol elde tutulan kalkan ile, saldırıya karşı vücudu korumak yoluna gidilmiştir.

Samnit silahları arasında hareket kabiliyetini kısıtlayan büyük ve hantal kalkan yerine hareketi kolaylaştıran küçük kalkanlar mevcuttur. Ancak thraex, hoplomachus, eques gibi sınıfların dövüşçünün ağırlığını azaltmak ve hareket kabiliyetini arttırmak amacıyla daha küçük ve yuvarlak kalkanlar kullandıkları da bilinmektedir. Retiarius gibi sınıflarda ise kalkan tamamen ortadan kalkmıştır. Vücudun sol tarafında kalan ve kalkan tarafından korunmayan kısımlar için kullanılan bir diğer savunma çözümü; sol omuz, kol ve sol bacağı deri ve metal plakalar (fascia, manica, ocrea) ile korumaktır. Bu korunma önlemleri hem daha hafif hem de sabit oldukları için taşıması kolay bir savunma silahı olarak hafif silahlı gladyatör sınıfları tarafından tercih edilmiştir. Bunların dışında farklı sınıflar tarafından tercih edilen ağ, üç çatallı mızrak (tridentis), kement, baston gibi aksesuarlar kullanan gladyatörler de mevcuttur.

Gladyatörlerin giyimi öncelikle beli örten subligaculum ve balteus ile başlar. Subligaculum, beli örten kısa bir önlüktür. Deri veya kumaştan yapılır ve bel kısmı çepeçevre saracak şekilde giyilirdi. Roma dünyasında sadece gladyatörler değil sporcular, tiyatro oyuncuları ve günlük hayatta pek çok erkek ve kadın tarafından da rahat olduğu için tercih edilmiştir. Gladyatörler, dövüş sırasında vücuda daha rahat oturmasını sağlamak için subligaculumun üzerine balteus adı verilen bir kemer de takarlardı. Gladyatör betimlemelerinin hemen hepsinde subligaculum ile bunun üzerine giyilen balteus görülebilmektedir. Subligaculum ve balteus dışında kalan silah ve aksesuarları amaçlarına göre savunma ve saldırı silahları olarak ikiye ayırabiliriz. Savunma silahlarının en önemlileri miğfer ve kalkandır. Miğferler (galea) başı korumak için yapılmasına karşın aynı zamanda takan kişiye özgü sembolleri de üzerinde barındıran bir savunma aracıdır. Genellikle bronzdan yapılmış olup bazen gümüşle süslenmiş örnekleri de karşımıza çıkmaktadır. Miğferlerin, takan gladyatörün sınıfına bağlı olarak birçok farklı çeşidi mevcuttur. Miğferler büyük kısmı başın yanı sıra boyun ve omuzu da korumak amacıyla baştan boyun kısmına doğru genişleyen bir forma sahiptir. İlk gladyatör gruplaSavunma silahlarının en önemlileri miğfer ve kalkandır. rının taktıkları miğferler hakkında günümüze çok az bilgi ulaşmıştır. Ancak Geç Cumhuriyet Dönemi’nden başlayarak kullanılan miğferler hakkında daha fazla bilgiye sahibiz. Bu dönemden itibaren görülen miğferlerin çoğunluğu Attika ve Boeotia Tipi miğferlerin bir kombinasyonudur. Bu tipteki miğferler geniş siperlikli ve sorguçludur.

Gladyatör Sınıfları ve Mücadeleleri

Fotoğraf: Secutor Sınıfı Gladyatör Figürini Formunda Bıçak Sapı, Fildişi, RömiscsheGermanische Zentralmuseum, Köln (Roma: MS 3.yy.) (© Carole Raddato Collection)

Genellikle sol elde tutulan ve göğüs kısmını darbelerden korumak amacıyla kullanılan kalkanlar, deri ile kaplı ahşap bir gövde ve etrafındaki metal bir çerçeveden oluşuyordu. Kalkanın göbek kısmının iç tarafında bir tutamak yer alırdı. Gladyatör kalkanları arasında küçük (parma/parmula) ve büyük (scutum) olmak üzere iki gruptan bahsedilebilir. Bunlardan büyük olanı dar ve uzun bir forma sahip olup vücudun boyundan dize kadar ki kısmını koruyabilirdi. Bu form daha çok murmillo ve secutor tarafından kullanılmıştır. Küçük kalkanlar arasında ise gladyatör sınıflarına göre farklılıklar görülmektedir. Thraex sınıfı gladyatörlerin kalkanı büyük kalkan formuyla aynı özelliklere sahip daha küçük bir çeşididir. Hoplomachus sınıfı gladyatörlerin kalkanı bronzdan yapılmış olup yuvarlak ve dışbükeydir. Provocator ve essedarius’un kalkanları oval ve bombeli bir forma sahiptir. Eques sınıfının kalkanı ise yuvarlak ve düz bir profile sahiptir. Gladyatör dövüşlerinde, kalkanın dışında kalan vücut bölümlerini korumak için vücuda takılan çeşitli deri veya metal koruyucular tasarlanmıştır. Bunların en yaygını bacakları ve kolları saran uzun şeritlerdir. Fascia adı verilen bu şeritler ve deri, kumaş gibi malzemelerden yapılmıştır. Gladyatör sınıflarına göre farklılık göstermekle birlikte çoğunlukla bu şeritlerin üzerine metalden yapılmış siperlikler takılırdı. Bacağa takılan ve ayak bileğinden dizin üstüne kadar koruyanlar ocrea; kola takılan bilekten omuza kadar üst üste metal plakalar şeklinde yerleştirilen ise manica olarak adlandırılırdı. Bazı gladyatörlerin vücutlarını korumak için yapılan ve yine metal şeritlerden oluşan bir zırha da aynı isim verilmiştir. Sadece retiariusların kullandığı galerus adı verilen bir omuzluk kalkan yerine kullanılmıştır. Galeruslar omuz ile boyun arasına geçirilen ve üzerinde enine bir plaka yerleştirilmiş bir nevi omuz kalkanıdır.

Saldırı amacıyla kullanılan silahların başında kılıç gelmektedir. Gladyatörlerin kullandığı en yaygın kılıç formu, Roma ordusunda da yaygın biçimde kullanılan, bronzdan yapılmış kısa, düz ve sivri uçlu olan gladiustur. Pek çok ve farklı gladyatör sınıfı tarafından kullanılan gladiuslar rakibe öldürücü bir darbe verebilmek için en uygun silahtır. İmparator Augustus Dönemi’nde yapılan düzenleme ile dövüşlerde kullanılan bu kılıçların boyutu küçülmüş ve bir kama haline getirilmiştir. Bir diğer kılıç formu olan sica ise thraex sınıfı gladyatörler tarafından kullanılan kısa, gövdesi kıvrık, tek yüzü keskin bir kılıçtır. Provocatores tarafından kullanılan sıra dışı kılıç ise spathadır. Roma İmparatorluk Dönemi’nde Roma ordusunda yardımcı birlikler (auxiliarii) ve süvari birlikleri tarafından kullanılan spatha uzun kabzalı, uzun gövdeli, iki yüzü keskin ve sivri uçlu bir kılıçtır.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir