Dionysos Kültü ve Bayramları

Dionysos Kültü ve Bayramları

Fotoğraf: Silenus’un kucağında bebek Dionysos MS 1. Yüzyıl / Louvre Museum
Arkhe Dergisi Sayı 13’te sizlerle…

Dionysos (Bakkhos), en büyük Grek tanrısı Zeus ile Tebai kentinin kurucusu Kadmos’un kızı Semele’nin birleşmesinden dünyaya geldi. Semele ölürken Dionysos’u doğurdu (ölümün yeni bir yaşam getirmesi inancı). Öteki tanrılar gibi Dionysos da mitolojik bir şekilde öldürüldü, ama Zeus ona yeniden can verdi. Böylece, Dionysos, “iki kez doğan” anlamına gelen dithyrambos niteliğini kazandı. Sonradan onun için koro söyleyen ile söylenen ezgilere dithyrambos denildi. Dionysos kültünün efsanedeki rolü: çoğunlukla şarap, yardım severlik ve bereketliliğin tanrısıdır. O, daha çok şarap ve coşkunluğu simgelerdi. Ona tapınmada coşkun danslar, coşturucu musiki ve sarhoşluğa varan bir aşırılık yer alırdı. O, aynı zamanda ağaçların da tanrısıydı. Bunlardan başka buğday ve tarımla da ilintisi vardı. Bu amaçla bereketin de sembolüydü. O, “ilk öküzü sabana koşan tanrı olarak da anılırdı. Dionysos’un bir belirtisi de ürün devşirmede çiftçilerin tohumu samandan ayırmak için kullandıkları sepetti; çünkü bu, doğduğunda onun içine konduğu sepeti simgelerdi. MÖ VII. ile VI. yüzyıllarda Atina’da bazı düzen değişiklikleri ortaya çıkmaya başladı. Gittikçe büyüyen ve güçlenen tüccar sınıfı ile o zamana kadar Atina’yı yönetmekte olan soylular arasında kıran kırana bir yarışma ve çatışma baş gösterdi. Tüccar sınıfından gelenler de zenginlikleriyle etki yaparak Atina devletinin başına Tiran soyluların topraklarını köylüye dağıtarak köylüyü kendi yanlarına çekmek istediler. Oysa soyluların Zeus ve Apollon törenlerini denetleyerek ellerinde tuttukları bir güç vardı ve bu güç hala köylüler üzerinde etkindi Dinsel yönden çok sağlamdı soylular. Tüccar tiranların soyluların asıl bu gücünü ortadan kaldırmaları gerekiyordu.

Akıllıca bir taklitle, soyluların Zeus ve Apollon ile gelen dinsel gücüne saldırmadılar. Bunun yerine halka daha yakın ve halkın sevdiği yeni bir inanç kaynağı buldular; bu Dionysos’tu. Köylülerin sevdikleri Dionysos adına törenler düzenlemeye başladılar. Bu törenler çabucak halk tarafından tutuldu ve yayıldı. Dionysos şenlikleri sonbahar, kış ve baharın erken dönemlerinde yeni şarap açılışındaki üzüm hasatında meydana gelirdi. Dionysos şenliklerini başlatan Atina tiranı Peisistratos’tu. Peisistratos’un etkisiyle MÖ VI. Yüzyılda başlayan şenlik ilkbaharda (9-13 Mart) düzenleniyordu. Antik tiyatronun doğuşu bu Büyük Dionysia Şenliği ile ortaya çıktı. Bu şenlikte söylenen Dithyrambos’u Midilli’li ozan Arion bulmuştu. Kısa bir süre sonra, bu şenlikte ozanlar arasında ödüllü bir yarışma düzenlenmiş ve tiyatro sanatı da bundan doğmuştu. Büyük Dionysia’da, Akropolis’in güney eteğine rastlayan yerdeki Dionysos tiyatrosuna önce tanrıyı simgeleyen bir heykel taşınırdı. Bu simge kutsal kişiler, rahipler tarafından getirilirdi. Geceleyin çıralar yakılır ve heykelin başında nöbet tutulurdu. Ertesi gün Dionysos adına düzenlenen danslar ve koroyla söylenen ezgiler başlardı. Bunlar yarışma içine sokulurdu. Bu yarışmada ayrı yerlerden seçilen beş erkek ile beş çocuk korosu vardı ve her koroda elli kişi bulunurdu. Yarışmalar, en önde din adamlarının oturduğu Dionysos tiyatrosunda olurdu. Dionysos acı çekme ve ölümün, sevinç ve yaşam ikileminin tanrısıydı; onun için de tragedya ve komedyanın yaratıcısıydı.

Dionysos Kültü

Antik dönemde Dionysos inancı dramatik oyunların gelişebileceği tek inançtır. Örneğin Mısır, Eleusis ve Delphi’de olduğu gibi, tanrıların hayatlarının mimiklerle tasvir edildiği başka kültler de bulunmaktadır. Osiris’in ölümü, Persephone’nin kaçırılması ve geri dönüşü, Apollon’un ejderle savaşı, ilahiler ve ritüeller içinde belirli formlarda sayısız kez tekrarlanmıştır. Ancak Dionysos inancı dışındakilerin hiçbiri yaşayan edebi bir forma doğru gelişememiştir. Antropologlar, din ve tiyatro tarihçileri ve bazı filologlar tarafından Yunan dramının kaynağı olarak kabul edilen Dionysos inancı ve başka diğer inançlar arasında tek bir fark vardır: İster ilkel isterse gelişmiş olsun diğer tüm inançların aynı hikâyeyi tekrar eden ve her sene düzenlenen ritüelleri ya da litürjileri vardır ama sadece Dionysos’a tapan Yunanlılar, mitleri ve bunlardan da edebiyatın en yüksek formunun materyali olan dramı geliştirmeyi başarmışlardır.

Dionysos kültü, kendinden daha eski diğer kültlerden bazı özellikler devralmıştır. Bu inançta da diğerlerinde olduğu gibi belirli günlerde bazı gösteriler yapılmakta, bu gösteriler tıpkı ötekiler gibi yarışma formunda düzenlenmektedir; bunlar yine diğerleri gibi kurbanlar, geçit törenleri ve müzikle bağlantılıdır. Dramatik oyunların Dionysos kültünden gelişmesinin nedenini kısmen açıklayacak dört faktör bulunmaktadır:

1- Dionysos inancı, kökleri Miken Dönemi’ne kadar uzanan Zeus, Hera, Athena, Demeter ve Apollon gibi diğer tanrıların kültlerinden çok daha sonra Yunanistan’a girmiştir.

Bazı kaynaklara göre MÖ 6. yy’dan daha erken dönemlerde bile belirli kült formlarının olduğu kuzeyden, Trakya ve Boeotia yoluyla; bazı kaynaklara göre ise doğudan Peloponnes ve Attika yoluyla Yunanistan’a ulaşmıştır. Bu yüzden sadece dram’a konusunu veren “epik şiir” değil, aynı zamanda dram’a ritim veren “lirik şiir” de zaten olgunlaşmış ve kendi formlarını yeni dramatik bir şiire uygulayabilecek durumdadır. Bu temel üzerinde yeni, özgür ve çok yönlü bir formun gelişmesini beklemek mümkündür.

2- Dionysos’un hayat hikâyesi diğer tüm tanrılarınkine göre daha renklidir. Mucizevî doğumu, savaşları, acıları, onaylanmak için verdiği mücadele ve hayatındaki diğer olaylar Dionysos şarkılarına ve oyunlarına diğer tanrılarınkinden daha zengin bir içerik kazandırmıştır. Bu yüzden tanrının özel ilahisi olan dithyrambos, olasılıkla başlangıçtan beri diğer tanrılarınkinden daha çeşitli bir içeriğe sahiptir. En erken ilahinin de Dionysos’u onurlandırdığı kabul edilebilir, çünkü bu ilahinin çifte doğum anlamına gelen adı da olasılıkla Dionysos’un önce mucizevî bir şekilde Semele’den daha sonra da Zeus’un kalçasından doğumunu ima etmektedir. Daha sonra ilahilerde diğer konular da kullanılmaya başlanmıştır.

3- Dionysos kültü heyecan ve coşkunluk verici bir inançtır. Tanrının hediyesi olan şarap ve dini kendinden geçiş, tanrının ölümlü takipçilerini bu çılgınlık anlarında Dionysos’un kutsal koyun sürüsü haline getirmiştir. Bu tapınıcılar tanrı Dionysos adına düzenlenen coşkulu törenler sırasında özellikle Delphi ve Thebai’ye yakın olan dağlarda flütler, tympana ve çan tokmakları eşliğinde dans etmektedir. Bu anlarda erkekler kendilerinin tanrının takipçisi olan satyrler; kadınlarsa Thebai’de baccha, Delphi’de thyiades ve Atina’da lenae olarak adlandırılan maenadlar olduğuna inanmaktadır.

4- Dionysos inancı başlangıcından itibaren, bireysel kişiliği daha yüce bir varlığa dönüştürmeye meyillidir.Başkasını taklit ederken onun kılığına girmek ise bunu yapmanın en iyi yoludur. Bu yüzden tanrının onuruna şarkı söyleyen koro, satyr korosu haline gelmiştir. Yunanca’daki tragos kelimesi kılık değiştirip, Dionysos takipçisi (satyr) olarak gösteri yapan kişiye karşılık gelmektedir. Bu yüzden tragedya, Dionysos onuruna söylenen bir şarkıdır. Attika Kır Dionysiası’nda geçit törenindeki homoseksüel üyeler hayvan kılığına girerler, bunların eşcinsel Komos sırasında söylediği şarkıdan da komedya türemiştir. Peloponnes’de Dionysos kültünün tapınımcıları, tanrının takipçileri olduklarına inandıkları demonları taklit etmektedir. Bu yönüyle Dionysos kültü, kılık değiştirmiş bu inananları sayesinde ciddi bir dram ya da eşcinsel komedyasının gelişimi için gerekli olan tüm öğelere sahiptir.

Athenian Festivalleri

Yunan dilinde bayramların isimleri çoğuldur. Bayram isimleri, şenliklerde yer alan aktivitelerin ortak adıdır. Örneğin Dionysia, Dionysos festivallerinde yer alan bir bölüm aktivitenin değil, hepsinin genel adıdır. Dionysos Bayramları ya da Festivalleri Dithyramboslar, Tragedialar, Satyr oyunları ve Komedyalar Dionysos Dini’nin aktiviteleridir. Bundan dolayı, bu tür gösteriler Dionysos’un kutsal alanında ve onun şenliklerinde yer almıştır. Attika’da, kış ortasından bahar başlangıcına kadar dört Dionysos Bayramı yapılırdı.

Delphi’de ve Attika’da kış ayları Dionysos’a aittir. Bu durum hiçbir yerde kesin olarak belirtilmemişse de Attik takvimden ve kült göreneklerinden bazı bilgiler edinebilmek mümkündür. Dionysosos kışının başlamasına yakın bir tarihte Attika’da tanrı onuruna bir şenlik düzenlenmektedir. Bu şenlik şarabın kıvamıyla ilgili olduğundan, belirli bir günle ilişkilendirilmemiş ve hiçbir festival takviminde yer almamıştır. Ancak Atinalı bir tarihçi olan Phanodemos’un bu şenliğe dair tarifi günümüze ulaşmıştır: “Bataklık içindeki Dionysos Tapınağı’nın yakınında Atinalılar şarabı karıştırır ve tanrıya sunar. Atinalılar evlerindeki hala tatlı olan şarabı büyük kil kaplara koyar ve bu şarabı festival alanına getirip içer.” Dionysos inancının benimsendiği klasik dönem sonrasında yazan Phanokles’in ilgisini, şarap karıştırma olayı çekmiştir. Dolayısıyla o da Dionysos Limnaios Tapınağının yakınındaki, ona göre Dionysos’u büyüten nympheler gibi asmanın büyümesine yardım eden bu su kaynaklarının varlığına dikkat çekmiştir. Phanokles bu önemli günde Atinalıların gerçekleştirdiği aktiviteleri şöyle anlatmaya devam etmektedir: “Atinalılar Dionysos’a şarkı söyler, dans eder ve tanrıya şu şekilde yakarırlar ‘Euanthes’, ‘Dithyrambos’, ‘Bakcheutas’ ve ‘Bromios’.” Thukydides’e göre Akropolis’in güneyinde yer alan ve kentin en eski kutsal alanlarından biri olan Dionysos Limnaios Tapınağı’ndaki sözü edilen su kaynakları zamanla kurumuştur. Strabon’un belirttiğine göre kutsal alan kuru ve kurak bir zemin üzerinde yer almaktadır. Bu kutsal alan sadece Anthesteria Festivali’nin en önemli günü olan Choes Günü’nde ziyaretçilere açılmaktadır.

Festivalin aşamaları şunlardır:

Oschophoria

Festivalin adının anlamı “üzüm sarmaşığı taşıyandır”. Festival hazırlığı Kadın giysileri giymiş Salaminioi kabilesinin iki asil genç erkeği, Athenaskiras tapınağında Oschophorion diye adlandırılan özel bir yere şarkı eşliğinde resmi geçit yapılarak, üzüm asması taşıyarak giderlerdi. Şarkıların ve dansların bize hem neşeli hem de hüzünlü bir biçimde söylendiğini gösterir. Pyanopsion ayının yedisinde yer alan kutlama yani ekim ayının “Asma püresi ayı” diye adlandırılan zamanda, üzümler toplanıp şarap yapmak için bastırılırdı. Bu yedinci gün Apollon’un günüydü ve bu zaman diliminde kış ayları için Apollo’nun Delphi’deki tapınağını Dionysos devraldı.

Kır Dionysiası ya da Küçük Dionysi

Aralık ayında kutlanan ikinci Dionysos bayramında bir geçit alayı eşliğinde erkeklik organını simgeleyen fallos taşınır ve kırlık bir alana gidilirdi. Burada fallik türküler ve şiirler söylenir, şakalar yapılır, düzenlenen oyunlarla ekilen tohumun bereketi sağlanırdı. Kır Dionysiası aralık ayı ve Ocak başına denk gelen Poseidon ayında düzenlenmektedir. Bu festivalde, Atina civarındaki kırsal yerlerde Attika’nın çeşitli köylerinde çeşitli zamanlarda (Aralık ayı, Poseidon ayıydı) Posedion ayı süresince yerini aldı. Yunan kabileleri arasında büyük öneme sahip olaylardan biri olan bu festival her kabilenin kendi geleneklerine ve değerlerine göre kutlanmakta ve kutlamalar her bölgede ya da demos’da (halk) yerel yöneticiler tarafından düzenlenmektedir. Bu festivalde komoi veya insanların çılgınca yiyip içtikleri, eğlendikleri gösteriler Dionysos şerefine yapılırdı ve bunun yanında dinsel şarkılar söylenirdi. Aristothales’e göre bu eğlencelerin liderlerinden dolayı ve onların sayesinde komedya evrim geçirmiş ve gelişmiştir. Yine bu festivallerde kurbanlar kesilir, şarap içilir ve tanrıya armağanlar sunulurdu.

Kutlamalardan en önemlileri Eleusis, Salamis ve Ikaria kentlerinde yapılanlardır. Ikaria’daki festival daha çok Dionysos’un Kıta Yunanistan’a varışı ve tragedyanın doğuşuyla bağlantılıdır. Düzenlenen şenlik süresince Dionysos onuruna kurbanlar sunulmakta, geçit törenleri yapılmakta ve tanrının hediyesi şarap içilmektedir. Kır Dionysiası sırasında düzenlenen geçit törenine dair en kesin betimleme ile Aristophanes’in “Akherneia” oyununda karşılaşılmaktadır. Burada Dikaiopolis, bir geçit törenine katılmaktadır.Geçit töreninin en önünde kaniforos olarak kızı gitmekte ve elinde taşıdığı pasta ya da düz şekilli bir somunun üzerine kepçe ile lapa dökmektedir .Onun arkasında falloforos olarak kölesi yer almakta bir direk üzerindeki phallos imgesini taşımaktadır, son olarak da halkı temsil eden ve bereketin sembolü phalese şarkılar söyleyen Dikaiopolis gelmektedir.

Dionysos Kültü ve Bayramları

Fotoğraf: Silenus’un kucağında bebek Dionysos MS 1. Yüzyıl / Louvre Museum

Kır dionysiası’nın kökeninin bir bereket festivaline dayandığı ve geçit törenlerinde taşınan phallos betimlerinin de bu geri planı yansıttığı düşünülmektedir. Bu festival, tregedyanın desteklendiği ve beslendiği bir olaydır. Festivale ait yazıtların büyük bölümünün MÖ 4. yy’a ait olması, bu dönemde dramın özel bir popülerlik kazanmasıyla ilişkili olabilir. MÖ 4. yy. aynı zamanda, tiyatronun Yunanistan’ın birçok bölgesine dağılmaya ve Neoptolemus gibi ünlü aktörlerin devletlerarası diplomatik ilişkilerde rol alan önemli kişilikler haline gelmeye başladığı bir dönemdir. Ancak MÖ 5. yy.’ın ortalarından itibaren tragedya ve komedya oyunlarının sergilendiğine dair kanıtlar mevcuttur. Hatta komedyanın, festivalin içeriğine uygun olarak daha erken bir geçmişe sahip olduğu düşünülmektedir. Modern araştırmacılara göre bu festivalde sergilenen oyunlar, daha önemsiz piyesler ya da Kent Dionysiası’nda başarı kazanan oyunların tekrarıdır. Aristoteles’e göre ise bu şenliklerde düzenlenen yarışmaların galipleri komedyayı ortaya çıkarmıştır.

Lenaea Festivali

Lenaia, Gamelion ya da Lenaion olarak adlandırılan evlilik ayında yani ocak ve şubat aylarının başlangıcında kutlanmaktadır. Lenaia’da klasik dönemde dithyramb veya satyr oyunu yapıldığına dair bir kanıt yoktur. Bu festivalde resmi olarak sadece komedya ve tragedya gerçekleştirilirdi. Sahnelenen oyunların sayısı hakkında da kesin bir kanıt yoktur. MÖ 418 yılına ait bir yazıt iki tragedya yazarının ikişer tragedya yazdığını göstermekteyken, MÖ 363 yılına ait bir başka yazıt tragedya yazarlarının sayısını üç olarak verir.

Komedilerden “Acharnaeliler “(MÖ 425), “Savaşçılar “(MÖ 424) “Eşek Arıları” (MÖ 42) ve “Kurbağaların” (MÖ 405) girişinde sadece üç oyun kayıtlıdır. İki Roma yazıtından elde edilen kanıtlar Lenaia’da Pelopenes Savaşından önce ve sonra (MÖ 431‐404) beş komedinin sahnelendiği yönündedir.

Festivalin kökeni ise adını, Lenai, maenadlar ve Lenaion’daki Dionysos gizemlerine kabul edilen nişanlı kadınlar için düzenlenen ortak seremonilerin yapıldığı ayın adından almaktadır. Bu ayın son gününde, evlilikler cinsel ilişkiyle tamamlanmaktadır. Attik Yılbaşı ve Epiphani Ayı olarak da adlandırılan bu dönemi Atina’da “Evlilik Ayı” Eiraphion olarak adlandırılmaktadır. Festivalin ismi olan Lenaea, ‘ezme teknesi’ anlamına gelen lenos ve ‘şarabın ezildiği ve fermantasyonu tamamlanıncaya kadar korunduğu yer’ anlamına gelen lenaion kelimelerinden türetilmiştir. Bu gibi bir mekânın tarifi, Kıbrıs’tan ele geçen erken 19. yüzyılaait bir raporda yapılmaktadır ve burada şarap mahzeni hala linos olarak adlandırılmaktadır: “Bir yığın haline getirilen üzümler linos’a getirilir ve burada ezilip üzüm presinin altına konur. Üzüm suyu yarısına kadar toprağa gömülmüş büyük toprak kapların içine doldurulur. Burada şarap fermantasyona uğrar, önce tulumlara dökülür daha sonra dükkânlara götürülür.” Atinalıların kutladıkları Lenaion’a ait bilgilerin yer aldığı birbiriyle çelişen belgeler burada, Kıbrıs’taki örneğe benzeyen ve Dionysos’a ait şarap mahzeni olarak kullanılan en az iki kutsal alanın bulunduğunu belirtmektedir. Bu kutsal alanlar, şarap yapımı ile bağlantılı dini ayinlerin gerçekleştirildiği, kent içindeki sayısız “lenoi”ye örnek oluşturmaktadır. Kent Lenaionu, Agora yakınlarında yer almaktadır. Burada şarabın ve tanrı çocuğun doğumları, yer altı Dionysos’u idolünün önünde kutlanmaktadır, bu arada izleyiciler tapınağın dışındaki alanda durmaktadır. Kutlamalara katılan kişilerin yoğunluğu kent dışında ikinci bir Lenaion inşa edilmesini gerçekleştirmiş olmalıdır.

Lenaea festivali, ölçülü bir coşkunluğa sahiptir. Vazolar üzerindeki betimlerden, bu festivaldeki iki farklı ritüel türünün varlığı tespit edilebilir. Makron kylixi ve Nuceria stamnosu coşkulu ve daha ölçülü ritüellerin birer örneğini sunmaktadır. Bunların aynı festivaldeki seremonilerin daha erken ve daha geç döneme ait aşamaları betimledikleri de düşünülebilir. Kesin olarak bilinmese de vazolar üstünde görülen meşalelerden ve festivale ait kayıtlarda geçen “δαδούχος” (meşale taşıyıcısı) kelimesinden, tapınmanın geceleri gerçekleştirildiği düşünülür. Bazı varsayımlara göre uyuyan tanrıyı uyandırmak ya da güçlendirmek için şubat ayında yapılan bu festivali maenadlar yönetmektedir. Diğer bir görüşe göre ise festivali, yanındaki Eleusis mysterialarının görevlileriyle birlikte Arkhon Basileus yönetmektedir. Ele geçen geç döneme ait yazıtlarda, daha çok Attika’nın dışındaki Lenaea kutlama alanlarından bahsedilmekte ancak Atina festivalinin kutlama şekillerine pek az yer verilmektedir. Bunlardan ikisi, bu alanlarda kutlanan festivalin mistik ritüellerle olası ilişkisini ortaya koymaktadır. Bu yazıtlardan ilki Mykonos’dan ele geçmiş ve M.Ö 200 civarına tarihlendirilmiştir. Burada, Lenaion’un 10. gününde Demeter, Kore ve Zeus Bouleus’a yapılacak kurbanlardan bahsedilmektedir.

Anadolu’daki antik Yunan şehri olan Magnesia Maeander’den ele geçen M.S 2.yy’a ait ikinci yazıtta ise özel bir din cemaatinden bahsedilmekte ve resmi görevlilere talimatlar verilmektedir. Akropolis, Pnyx ve Areopagus arasındaki bataklık alanda yer alan ve bu yüzden Limnais, yani bataklıktaki Dionysion olarak adlandırılan Dionysos Lenaeus Kutsal Alanı, gösterilerin yapıldığı kutsal alanların en önemlisidir. Akropolis’in güney yamacındaki Dionysos Eleuthereus Kutsal Alanındaki kalıcı tiyatro yapısı tamamlandıktan sonra Lenaion oyunları burada yapılmaya başlanmıştır. Kutlamaların yapıldığı diğer bir yer ise kent içinde, Akropolis’in kuzey batısındaki agoradır. Hesychus ‘tiyatro inşa edilmeden önce Atinalıların yarışlarının (olasılıkla erken dramatik yarışmalar) içinde yapıldığı’ Lenaion’u geniş bir alan olarak tanımlamakta ve içinde Lenae Dionysos’una ait bir kutsal alan ya da tapınak olduğunu belirtmektedir. Photius da aynı alan içinde tiyatro inşa edilmeden önce burada bulunan ve seyircilerin oturarak Dionysos yarışmalarını izlediği ahşap oturma sıralarından bahsetmektedir.

2 Yorum

  1. Bakınız: Eski Yunan ve Roma'da Ev ve Ev Yaşamı - Arkhe Dergisi

  2. Bakınız: Eski Mısır'da Ölümden Sonra Yaşam İnancı ve Mumyalama - Arkhe Dergisi

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir