Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Fotoğraf: Thesmophoria – Francis Davis Millet -1894-1897
Arkhe Dergisi Sayı 13’te sizlerle…

Efsaneye göre; Hades, kırlarda çiçek toplayan Persephone’yi kaçırır. Annesi, kederli bir halde her yerde arar onu. Ne var ki, ölümlü-ölümsüz kimse gönüllü olmaz gerçeği söylemeye. Ne nektar içer ne ambrosia ne de yıkanır günler boyunca. Sonunda Helios, gerçeği itiraf eder. Demeter, Kronosoğlu’na kızgın, ayrılır tanrılar arasından. Yeryüzüne, verimli topraklara, Eleusis’e gelir. Kral Keleos’un evine varıncaya dek kimse onu tanımaz. Yüreğinde yasla, yaşlı bir kadın kılığında yol kenarında oturur. Bu yol üzerinde halkın su aldığı bir çeşme vardır. Kralın kızları buraya gelir. Tanrıça, isminin Doso olduğunu, çocuk ve ev bakımından anladığını söyler. Kızlar içinde en güzeli Kallidike’nin söylediğine göre; Triptolemos, Dioklos, Polyxenos, Eumolpos, Dolichos ve babaları, buranın en güçlüleridir ve hepsinin de birer evleri ve karıları vardır, ancak dilerse, saraya da gelebilir. Dört kız, tanrıçayı saraya getirir. Kraliçe Metaneira ona tatlı şarap ikram ettiğinde, arpa-su-nane karışımı bir içecek ister. Kraliçe ona, soylu bir görünümü olduğunu söyler ve oğlu Demophon’u yetiştirmesini ister. Çocuk, tanrıçanın bakımında hızla büyür. Hiçbir şey yiyip içmez ama tanrıça onu ambrosia ile ovar. Akşamları ise, ölümsüzlük kazansın diye ateşe tutar. Fakat bir akşam, Metaneira buna şahit olur ve çok korkar. Tanrıça da buna çok sinirlenir ve oğlanın artık ölümsüz olmayacağını ama sonsuz bir onura sahip olacağını belirtir. İşte o anda kimliğini açığa vurur ve tüm insanlardan, kendisi için bir tapınak yapmalarını ister. Kallichoron tepesi üzerinde inşa edilmesini, ayinlerinin de yine burada düzenlenmesini buyurur. Görünümü birden değişir, gençlik, güzellik ve ışık sarar dört bir yanını. Sabah olduğunda Keleos öğrenir olanı biteni. Kral, meclisi toplar ve yükselen tepede tanrıçaya zengin bir tapınak yapmalarını buyurur. Tapınağın inşası bitip de herkes evine dönünce, tanrıça burada oturur kızının hasretiyle, ölümsüzlere kırgın. Tüm ölümlüler için de verimsiz bir yıl planlar. Arpa tohumları boş yere atılacaktır toprağa ve öküzler boş yere sürecektir tarlaları o yıl. Zeus, önce İris’i gönderir Demeter’e; ikna etmesi için onu, tanrılar arasına dönsün diye. İris, karalara bürünmüş tanrıçayı tapınağında otururken bulur ama razı edemez geri dönmeye. Tek tek tüm ölümsüzler gelir sonra ve tanrılar arasında istediği her onuru vermeyi vaat ederler. Yine reddeder tanrıça tüm ricaları. Güzel yüzlü kızını görünceye dek, tohumu salıvermeyeceğini ve güzel kokulu Olympos’a dönmeyeceğini söyler. Bunu duyan Zeus, yeraltı karanlığına Hermes’i gönderir Hades’i ikna edip Persephone’yi tanrılar arasına getirsin diye. Hermes, hemen yeraltının derinliklerine iner. Zeus babanın, kendisini Persephone’ye karanlıklar diyarından çıkarken yol göstermesi için yolladığını söyler. Annesi onu kendi gözleriyle görürse hem tanrılara hem ölümlülere olan öfkesi diner belki diye. Bunu duyan Aidoneus (Hades), Zeus’un emrine karşı koyamaz Genç kız, neşe içinde gitmeye hazırlanırken, kocası çaktırmadan bal kadar tatlı bir nar meyvesi koyar ağzına. Annesinin yanında sonsuza dek kalmasın diye. Ardından tanrısal atlarını altın arabasına koşar ve eğerlerini Hermes’in elinde tuttuğu bu arabayla yeryüzüne doğru yola koyulur Persephone. Eleusis’teki tapınağa varırlar. Anne-kız birbirlerine sarılırlar özlemle. Sevgili çocuğunu kucaklarken, bir şey yiyip yemediğini sorar. Yemediyse, orada annesi ve babasıyla kalabilecektir bundan böyle. Ama eğer yemişse, aşağı dönecek ve ancak baharda yeryüzü çiçeklendiğinde tekrar gelecektir yeryüzüne. Kız, her şeyi açıkça anlatır annesine, kucaklaşırlar ve yatıştırırlar birbirlerinin yüreğini sonra. Unuturlar kederi. Hekate gelir yanlarına, kutsal Demeter’in kızını sevgiyle okşar ve o andan sonra da hep yanında olur onun. Şimşek fırlatan gür sesli Zeus, Rhea’yı görevlendirir arabuluculuk için bu kez. Demeter’i çağırır tanrılar arasına, dilediği her onuru da bahşedecektir ona. Kızı, senenin üçte birini karanlıkta, üçte ikisini annesi ve diğer ölümsüzlerle geçirebilecektir. Bunun üzerine tanrıça, önce Rares ovasına gider. Bir zamanlar toprakları hayat veren bu yer, şimdi çoraktır. Arpayı saklamıştır çünkü güzel bilekli Demeter. Ama artık bahar gelince, tarlalarda dalgalanacaktır uzun başak taneleri ve bağlanacaklardır demetler halinde. Krallara gider sonra tanrıça. Kanun uygulayıcı Triptolemos’a, atların sürücüsü Diokles’e, güçlü Eumolpos’a ve insanlığın lideri Keleos’a. Gizemlerine dair ayrıntıları öğretir onlara. Bunlar öyle kutsal gizemler, ayinlerdir ki; kuralları ihlal edilmez, bakılmaz ve açıklanmazlar. Bu ayinlere katılmış olanlara ne mutlu ama gizemleri öğrenmeyenlere, ayinlere katılmayanlara ne fena. Onlar öldükleri zaman kasvetli karanlıklara hapsolacaklar ve gizemleri görmüş olanlarla aynı kaderi paylaşmayacaklar öte dünyada… Demeter ve kızı Persephone ile olan ilişkisi Eleusis’ te böyle şekillenmiştir.

Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Fotoğraf: Demeter büstü – MÖ 4.yy – Former Ludovisi-Boncompagni Collection

Dinsel açıda ölümden sonra mutlu bir yaşamı vaat eden bu Demeter miti insanın düşünsel anlamda ölümsüzlük arayışına çok önemli bir örnektir. Eleusis’ te düzenlenecek olan gizemlerin başlıca temelini oluşturan bu olgu törenlerde insanların tanrıçayı taklit etmesine kadar gidecektir.

Demeter ve kızı Persephone onuruna her yıl düzenlenen bayramlar, tüm Yunan dünyasının katılımıyla gerçekleşen saygın dinsel kutlamalarının başında yer alırdı. Demeter adına kutlanan bayramlar, diğer tüm bayramlar gibi geçit törenleri, şölenler ve çeşitli oyunlardan oluşur, demoslar ya da kentler tarafından, amacına uygun olarak düzenli aralıklarla yapılırdı. Eleusis dinsel törenleri kapsamında Attika bölgesi genelinde Demeter veKızı Persophone onuruna kutlanan sekiz büyük bayram vardı: Proerosia, Thesmophoria, Haloa, Khloaia, Mikra Mysteria (Küçük Gizemler), Thargelia (Harman), Skira ve Makra Mysteria (Büyük Gizemler). Eleusis’de yaklaşık olarak MÖ 750 yılında, söz konusu bu bayramlar çerçevesinde Eleusis gizem törenlerinin de düzenlenmeye başlamasıyla, yalnızca tanrı evi sayılan tapınakların aksine, kare planlı bir toplantı salonu ve üç tarafında halkın törenler sırasında oturması için basamakları olan Telesterion inşa edilmiştir.

Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Fotoğraf: Ceres Heykeli – Vatikan Müzesi

Demeter kültü kapsamında düzenlenen bayramlardan özellikle Thesmophoria ve Haloa bayramları yasal eşleri olan kadınlar tarafından kutlanırdı. Demeter kültüne bağlı söz konusu bu kadın ritüellerinin oldukça eskiye, Yunan öncesi (MÖ 2000) Akdeniz dinine ortak ana tanrıça tapınımına ait olduğu bilinmektedir.

Bayramlardan ilki, adını Demeter’in sıfatı olan Thesmophoros’dan alan Thesmophoria bayramı, ekin ekme zamanı olan Pyanopsion (Ekim-Kasım) ayının 9’u ile 13’ü arasında beş gün süren kutlamalarla gerçekleşirdi. Thesmophoros ‘thesmoi’un taşınmasıdır’ ve Thesmos da ‘konulan’ bir şeydir; genellikle bir ‘yasa’ ya da ‘kural’ dır ve ‘yasa koyucu, yasa taşıyan, düzeni sağlayan’ anlamına gelir. Bu sıfat Demeter‘e evlilik tanrıçası olmasından dolayı yakıştırılmıştır. Bu bayramla alakalı en detaylı bilgiyi Samsatlı Lukianus vermektedir: “Thesmophoria, Skirophoria da denilen gizem törenlerini kapsayan bir Yunan şenliğidir. Katılımcılar, çiçek toplarken Pluoton tarafından kaçırılan Kore efsanesi gereğince bu şenliği kutlardı. Kore’nin kaçırıldığı yerde Eubouleos adında bir domuz çobanı sürüsünü otlatmaktaydı. Plouton’un Kore’yi kaçırmak için açtığı yarığa bu domuz çobanı da düşer. İşte, Eubouleos’un onuruna, Demeter’in kızı Kore’nin yeraltına kaçırılırken domuzların da düştüğü ve “megara” denilen bu yarıklara domuzların atılması bundandır. Törenlerin saflık kuralları üç gün gözledikten sonra, “bulucu” denen kadınlar mağaralara inerler ve çürümüş kalıntıları arayıp bulduktan sonra da yukarı çıkarırlardı. Tapınağa getirilen bu kalıntıları sunağın üzerine koyarlardı. Sunak üzerindeki kalıntılardan bir parça eline geçiren kişi de bunu tohumluk ekinine karıştırıp tarlasına ektiğinde iyi bir ürün alacağına inanırdı. Ayrıca, mağaralarda aşağıya atılan domuz etlerini yiyen yılanlar olduğu söylenirdi. “Bulucu” denilen kadınlar gürültü yaparak yılanları korkutup kaçırır ve aşağıya atılanlardan geriye kalanları alırlardı. Yılanların kutsal yerler olarak kabul edilen bu mağaraları koruduğuna inanırlardı. Bir de benzer biçimde yapılan Arretophoria vardı. Bu da insanoğlunun üremesi ile ürünlerin bereketini arttırmak amacıyla kutlanırdı. Katılımcılar bu kutsal yere gelirken yanlarında yılanlara göstermek için hamurdan yapılmış erkek cinsel organı şeklinde mahrem nesneler ile çok çabuk büyüyen bir ağaç olmasından dolayı kozalaklı çam dalları getirirlerdi. Yanlarında getirdikleri bu nesneleri domuzlarla beraber kutsal saydıkları mağaralara atarlardı. Domuzlar, insan ve hayvanların üremesini sağlayan bereket sembolleri olarak kabul edilirdi. Yani, insan soyunu uygarlaştıran Demetrian’a (Tahıl Ana), bereketi sağlayan Demeter’e şükran sunusu olarak domuz sunulurdu. Yukarıda anlatılanlar bu eylemin mitolojik açıklamasıdır. Gerçekte bu ritüeller doğayı izlemekten başka bir şey değildir. Söz konusu bu Thesmophoria şenliği adını, Demeter’in “yasa koyucu, düzen sağlayıcı” anlamına gelen Thesmophoros sıfatından alır.”

Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Fotoğraf: Sistrum tutan Isis- Persephone Heykeli – MS 180-190 – Heracleion Arkeoloji Müzesi

Pyanopsion ayının 10’unda denk gelen ve Thesmophoria denilen şenliğin ikinci günü kutlamaları yalnızca Halimos’da gerçekleşirdi. Burada kadın katılımcılar Demeter’e kurbanlar sunar ve Kolias yakınındaki sahilde dans ederlerdi. Kolias ve Halimos’da tanrıçanın tapınağı vardı. Halimos’daki kutlamalar, tohumların ekilmesi onuruna kutlanan yerel bir şenliğin yapıldığının göstergesidir.

Ayın 11’indeki kutlamalarına kathodos denilen şenliğin üçüncü gününün Atina’da kutlandığı ve tören alayının Phnyks tepesine doğru yürüyüşe geçmesi nedeniyle bu eyleme anodos (çıkış) ve kathodos (iniş) dendiği dışında bilgi bulunmamaktadır.

Pyanopsion ayının 12. gününe Nesteia (oruç günü) veya Meşe (beş günlük şenliğin tam ortasına işaret ettiği için “orta gün” denirdi. Kadınlar oruç tutar erkekler ile bir araya gelmezlerdi. Kentte kamu işleri yapılmaz, kurban kesilmez mahkumlar ise serbest bırakılırdı.

Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Fotoğraf: Demeter’in Persephone Ardından yası – Evelyn de Morgan – 1906

Beş günlük Thesmophoria şenliğinin son gününe Kalligeneia (iyi doğmuş ya da güzel doğum) denirdi. Kalligeneia’da her demostan bayramda kendilerini temsil etmek amacıyla “arkhousa” (kadın başkan) denilen ve demosun önde gelen kadınları arasından seçilen kadınlar tarafından tüm kadın katılımcılara bir ziyafet verilirdi. Kholargos demosuna ait bir yazıtta, Thesmophoria şenliğinde arkhousalar tarafından rahibelere kek sunuları yapıldığı geçmektedir. Kalligeneia adından da anlaşılacağı üzere güzel, sağlıklı çocukların doğması umuduna ve insan tohumunun iyi hasatı beklentisine yöneliktir.

Thesmophoria bayramı kutlamalarının hangi gününde yapıldığı kesin olarak bilinmeyen ve yalnızca kadınlar tarafından gerçekleştirilen başka ritüeller de vardı: Bunlardan ilki verimlilik ve doğurganlığı arttırması amacıyla yapıldığı sanılan ve “morotton” denilen yünden yapılmış bir kırbaç ile kadınların birbirlerine vurması ya da vurur gibi yapmasıdır.

Diğeri “zemia” denilen kefaret kurbanın kesilmesi ve sonuncusu da kadınların habersizce birbirlerini kovalaması temeline dayanan “diogma” ve “Khalkis” kovalaması ritüelleridir.

Demeter Kültü ve Thesmophoria Şenlikleri

Fotoğraf: Persephone’nin Dönüşü – Frederic Leighton – 1891

Sonuç olarak bu bayramlar çerçevesinde, ölümden sonraki mutlu yaşam gibi günlük hayatta olduğu kadar öldükten sonra da mutluluk isteyen kişilerin ilgisi Demeter gizemlerinde yoğunlaştırılmıştır. Burada kutlanan bayramların esas amaçları; cinsel ilişkiden uzak durarak, nefsi köreltme, işlenen suçlara karşılık kurban adama; arınma, tanrıçanın kızını kaybedince yaşamış olduğu acının canlandırılması ve bütün bu olayların sonunda bereketli tarım ve evlilikler için ziyafettir. Bölge Roma hakimiyetine girdikten sonra da önemini artırarak ritüeller yapılmaya devam edilmiştir. Ritüellerin gizlilik içerisinde yapılması ve ritüeller hakkında konuşmanın yasak olması nedeniyle bu gizemler hakkında oldukça az bilgiye sahibiz. Gizlilik sayesinde edinilen bilginin önemi insanlarda bir merak unsuru uyandırmış olacak ki Eleusis kenti Telesterion’u her geçen yüzyıl kendini zoraki olarak katılımcıları karşılamak amacıyla büyütülmüştür. Bu gizemler sayesinde Atina korumasında da bulunan kent çok uzun süre etkin olmuş fakat pagan kültlere karşı Theodosius’un başlattığı savaşa dayanamayıp önemini yitirmiştir.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir