Büyücülüğe Karşı Korunma ve Karşı Büyücülüğün Arkeolojisi

Büyücülüğe Karşı Korunma ve Karşı Büyücülüğün Arkeolojisi

32
Fotoğraf: Lincolnshire, İngiltere’den 19. yüzyılın başlarına ait cadı şişesi

Cadı Şişeleri

Büyücülük ve büyü çalışmalarının bir kolu da konunun arkeolojik kayıtlarıdır. Cadı şişeleri, kurutulmuş kediler, at kafatasları, yazılı muskalar ve çok sayıda başka nesneler, erken modern dönemden yirminci yüzyıla kadar önemli miktarlarda evlerin içinde gizli olarak keşfedilmiştir. Bu nesnelerin evlerdeki yerleri ile ilgili birincil edebi kaynaklar, bu eserlerin en azından bazılarının cadılar, hayaletler ve iblisler gibi algılanan diğer ‘kötü’ etkileri önlemek için gizlendiğini gösteriyor.  Bu eserlerden en yaygınlarından biri olan “Cadı Şişeleri” de yakın zamana kadar rustik bir batıl inanç olarak varlığını sürdüren büyücülüğe karşı bir önlemdir.  Sözde bir büyücülüğe kurban olan kişi tarafından hazırlanır.  

On altıncı yüzyılın ortalarından yirminci yüzyılın ortalarına kadar birçok kişi ocaklarının altına, eşiklerinin altına ve bazen duvarların içine taş ve camdan şişeleri sakladılar. Şişelerin içinde bulunan içerikler, sembolik değeri olan bir tür reçete veya formülün uygulandığını gösterir.  Bu uygulama, çeşitli kötü etkilerin eve girmesini ve bina sakinlerine zarar vermesini önlemek için kullanılan bir ev koruma eylemi idi. Daha spesifik olarak, cadı şişeleri, belirli bir cadıya karşı bir büyüyü kaldırmaya zorlamak için misilleme niteliğinde bir eylem oluşturabilir.  

On sekizinci yüzyılın ortalarına kadar en popüler şişe türü, “bellarmines” olarak bilinen bir tür Alman taş eşya idi. Arkeolojik kayıtlara göre bu türün 187 İngiliz örneği ortaya çıkmıştır. Bunlardan 108’i 1700 öncesi, yirmi biri 1700 sonrası ve elli sekizi ise tam olarak tarihlendirilememiştir. Henüz tarihsiz şişelerin büyük çoğunluğunun 1700 sonrası döneme ait olması muhtemeldir. “Bellarmines” olarak bilinen seramik şişeler çeşitli boyutlardadır.  

Bu şişelerin çoğunun, şişenin boynuna yerleştirilmiş, görünüşte antropomorfik, sakallı, tehditkâr bir görünümü tasvir eden küçük bir maske vardır. Bu şişeler başlangıçta büyük miktarlarda Almanya’nın Rheinland’ından ithal edilirken, daha sonra Hollanda örnekleri ortaya çıkmıştır. Ardından ise İngiliz üreticiler seri üretim kopyalarını üretmeye başlamıştır. Bu taş işçiliği şişelerinin adı olan “bellarmines”, korkutucu bir Katolik Engizisyoncu olan Robert Bellarmine hakkında anlatılan masallardan türemiş olabilir. 

Bir Cadi Sisesi ve icindekiler 1926da Londradaki bir Thames sahilinde bulundu.

Bir Cadı Şişesi ve içindekiler 1926’da Londra’daki bir Thames sahilinde bulundu.

Karşı cadılık amacıyla bu şişelerin içerisine çivi ve iğnelerin konmasının nedeni kısmen insan maskeleridir. Şişelerin içerisinde tırnak veya insan saçı gibi bileşenlere ek olarak, Londra’da bulunan  bellarmines’inin en az ikisinde, bir parça kumaştan veya keçeden dikkatlice kesilmiş ve bükülmüş iğnelerle delinmiş bir insan kalbinin tanınabilir bir temsili de bulunmuştur.

Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Bu şişeler, büyücülüğe olan inancı desteklemek için somut fiziksel kanıtlar sağlar ve cadı duruşmaları döneminin çok ötesinde inancın gücünün bir göstergesidir. Cadı şişelerindeki arkeolojik kayıtlar, büyücülük konusundaki tarihsel tartışmaya önemli ölçüde katkıda bulunabilir. 

Seçilmiş Kaynakça: 

Brian Hoggard, “ The Archaeology of counter-witchcraft and popular magic”, Beyond The Witch Trials, (Ed.) Owen Davies and Willem de Blecourt, Manchester University Press, Manchesster and New York 2004, ss. 167-187. 

Ralph Merrifield, “Witch Bottles and Magical Jugs”, Folklore, Vol. 66, No.1, 1955, ss. 195-207. 




One thought on “Büyücülüğe Karşı Korunma ve Karşı Büyücülüğün Arkeolojisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir