Büyücülüğe Karşı Korunma Karşı Büyücülüğün Arkeolojisi 4

Stag Inn, All Saints Street, Hastings’den kurutulmuş kediler ve fareler

Eski evlerin yeniden inşası veya yıkılması sırasında bir dizi mumyalanmış kedi cesedi gün ışığına çıkmıştır. Arkeologlar tarafından incelenen bu kedilerin kökenleri hakkında üç olası teori geliştirilmiştir:

(1) kedilerin binalara temel kurbanı olarak yerleştirilmesi;

(2) haşarat korkusu olarak tasarlanmış olmaları;

(3) yanlışlıkla kapatıldıklarını veya duvarlar arasındaki boşluklarda, döşeme tahtalarının altında vb. sıkışmış oldukları

Margaret Howard 1951 yılında yayınladığı “Dried Cats” adlı çalışmasında kedilerin neden binalarda gizlendiğine dair iki ana teoriyi özetlemiştir.. Hem temel fedakârlık fikrini hem de haşaratları korkutmanın olası pratik işlevini detaylıca araştırmıştır. Vardığı sonuç, her iki fikrin bir kombinasyonudur ve bunu şu sözlerle belirtmiştir: 

“Şu anda mevcut olan kanıtlar, genel olarak konuşursak, kedinin ilk önce faydacı nedenlerle hapsedildiğini, ancak bir batıl inanç nesnesi haline geldikten sonra, bir şans getiren veya kurban olarak ve aynı zamanda büyü ya da salgına karşı bir koruyucu olarak kullanılmaya başladığını göstermektedir.” Büyücülüğün Arkeolojisi serisi şimdi sizlerle…

Bölge olarak Britanya Adaları’nın yanı sıra Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika’da, kurumuş veya mumyalanmış kedilerin vücutlarının iyi şans getirmek veya binayı ve sakinlerini zarar görmekten korumak için yerleştirildiği görünmektedir. Kedilerin altıncı hisse sahip olduğuna ve bir kan kurbanı olduğuna inanıldığı için istenmeyen ruhları bulmak ve uzaklaştırmada kedilerin psişik yeteneklerini kullanabileceğine de inanılırdı.  

Orta Çağ’ın sonları kedilerin çeşitli nedenlerle kurban olarak sunulduğu zamanların en şiddetlisi idi. Paskalya zamanı yakılmış, Ardenlerde büyük perhizin ilk Pazar günü şenlik ateşine atılmış, Whitsun zamanında boğulmuş, Belçika, İsviçre gibi yerlerde büyük perhiz sırasında öldürülerek gömülmüşlerdir. 

Transilvanya ve Bohemya’da meyve ağacının büyümesini hızlandırmak için toprağına siyah bir kedi gömülmüştür.  Noel arifesinde ve ilk tohumun ekiminde de kötü ruhların ekinlere zarar vermesini önlemek için siyah erkek kediler öldürülmüş ve tarlalara gömülmüştür. Kediler ayrıca zararlıları ve diğer salgınları sona erdirmek için de Orta Çağ boyunca kurban edilmiştir. Kedi, Orta Çağ’da Şeytan’ın bir temsilcisi olarak kabul edilirdi ancak, aynı zamanda, ölümünün hasadı zenginleştireceğine, mahsulleri ve sürüleri kötü sihirden koruyacağına ve bireye refah getireceğine inanılan büyüsel bir değere de sahipti.

Sanattan insana, kültürden tıbba dair her şey Arkhe Arkeoloji Dergisi‘nde!

Bu nedenle, kedinin batıl inançta tuttuğu dikkat çekici yer göz önüne alındığında, kedilerin kalıntılarının temel veya çatıda kurban olarak bırakıldıklarını düşündüren pozisyonlarda bulunması şaşırtıcı değildir. Yapılan araştırmalarda sadece İngiltere de 139 belgelenmiş kurutulmuş kedi vakası bildirilmiştir. Bunlardan sadece 16’sı 1700 öncesi, 17’si 1700 sonrası ve 106’nın geri kalanı tarihlendirilmemiştir. Bu sonuç, bu hayvanların binalara yerleştirildiği bir tarihe varmanın ne kadar zor olabileceğini açıkça göstermektedir. Binalarda keşfedilecek çok daha fazlası olması muhtemeldir. 

Seçilmiş Kaynakça: 

Brian Hoggard, “ The Archaeology of Counter-witchcraft and Popular Magic”, Beyond The Witch Trials, (Ed.) Owen Davies and Willem de Blecourt, Manchester University Press, Manchesster and New York 2004, ss. 167-187. 

Margaret M.Howard, “Dried Cats”, Man, Vol.51, 1951,s..149-151.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir