Bizans Sikkeleri

Farklı disiplinler ve çalışma alanları tarafından Bizans sikkeleri farklı yıllar kullanılarak ele alınsa da, nümismatik alanında tartışmasız olarak 491 yılında imparator olan Anastasius’un sikke reformu baz alınmaktadır. Bu reform ile artık iyice bozulmuş Geç Roma nummileri piyasadan kaldırılmış, yerlerine iri ebatlarda ve üzerlerinde birimleri belirtilmiş sikkeler basılmaya başlanmıştır. Bu sikkelerin bir önceki döneme göre çok belirgin farklılıkları olması, Geç Roma sikkelerinin sonunu işaret etmiştir. İmparator Anastasius’un 498’de yaptığı sikke reformu ile bakır sikke birimlerinde köklü değişiklik yapılmıştır. Sikke birimleri, nummus değerlerini belirten harfler kullanılmaya başlanmıştır. Sonuçta Bizans sikkelerinin I. Anastasius (491-518) ile başladığı ve Konstantinopolis’in 1453’teki fethi sırasında tahta olan XI. Konstantinos’a (1448-1453) kadar olan dönemi kapsadığı söylenebilir. 1204’teki Latin istilasından sonra kurulan Nikaia, Epiros, Thessalonika İmparatorlukları ile Trabzon imparatorluğu sikkeleri de Bizans sikkeleri kapsamında ele alınmaktadır.

1. Sikke Metali ve Birimi

Bizans sikkeleri esas olarak üç metalden basılmıştır: altın, gümüş ve bakır. Ancak 11. yüzyıldan itibaren ekonomik kriz dolayısıyla ayarı düşük altın “elektron” ve ayarı düşük gümüş “billon” sikkeler de yoğun olarak basılmıştır.

Bizans altın sikke birimi yaklaşık 4.40 gr. ağırlığındaki “solidus”tur (yun. tekil nomisma, çoğ. nomismata). Solidus Roma librasının 1/72’si ağırlığında ve 24 karat (keration, Lat.siliqua) ayarındadır. 1 libra, 327.45 gr., 1 karat ise 0.189 gr. ağırlığındaydı. Karat yalnızca ağırlık hesaplamada kullanılan bir ölçüdür, çok küçük olduğu için sikke olarak basılmamıştır. 6. ve 7. yüzyıllarda imparatorluğun doğusunda ve batısında (Sicilya’da) 20, 22, 23 karat ayarında da altın sikke basılmıştır. Bu sikkeler “Hafif Solidus” olarak adlandırılır. Bu durum sikkenin arka yüzüne konan bir işaretle belirtiliyordu. OBXX ya da BOXX, 20 karat-siliqua; OB+* veya OB*+*, 22 siliqua; BOGK (bazen ön ve arka yüz boşluğunda yıldız ile), 23 siliqua değerinde demektir.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 1: II. Iustinus (565–578), Hafif Solidus, Kütahya Mz., Env.no.: 4143

Solidus’un arka yüzünde, kesimde yer alan işaretinin sonunda OB (obryzum, obryziacus, sbruxou, sbruxoz) altın ayarının yüksek olduğunu, saflığı göstermektedir.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 2: I. Iustinus (518-527), Solidus, 519/27, Kütahya Mz., Env.no.: 9619

OB, aynı zamanda Eski Yunan sayı sistemine göre 72 anlamına gelmektedir. Solidus’un yarısı “semissis” ve üçte biri “tremissis”dir. “Semissis” 2.25 gr., ve “tremissis” 1.52 gr. ağırlığındadır. Her iki birimin de ön yüzlerinde imparator büstü, daha çok profilden ve arka yüzlerinde Viktoria tasvir edilmiştir. Ancak 9. yüzyılın ikinci yarısından sonra bu iki birimin basılmasına son verilmiştir.

II. Nikephoros’a kadar (963-969) solidus’un ağırlığında, kalitesinde ve büyüklüğünde herhangi bir değişiklik olmamıştır. II. Nikephoros ise solidus’tan daha hafif “tetarteron (nomisma) olarak adlandırılan sikke tedavüle sokmuştur. Ağırlığı tam olan altın sikke ise “histamenon” (nomisma) olarak bilinir.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 3: X. Konstantinos (1059-1067), Histamenon (Konkav), Kütahya Mz., Env.no.: 10498

Nomisma’nın ayarı ve kalitesi IV. Mikhael (1034-1040) ile birlikte bozulmaya başlamıştır. 1092 yılında I. Aleksios para reformu yapmak zorunda kalmıştır. Yeni düzenlemede Nomisma’nın yerine “hyperpyron adıyla yeni bir altın sikke tedavüle sokulmuştur. Ancak bu kez altının ayarı 24 karat yerine 20 ½ karata düşmüştü. Nomisma’dan farklı olarak, hyperpyron’un bir yüzü çukur, bir yüzü bombeliydi (içbükey-dışbükey). Bu sikkeler nümismatik literatüründe “skyphate” (çukur) olarak adlandırılır. Bunun yanında ilk çukur sikke basıma daha önce, IX. Konstantinos (1042-55) döneminde çukur histamenon olarak basılmıştır. I. Aleksios (1081-1118) döneminde tedavüle sokulan Hyperpyron’un üçte biri değerindeki elektron aspyron trakhy ve kırk sekizde biri billon trakhy’dir (stamenon). Bizans altın sikkeleri Konstantinopolis, Thessalonika, Kartaca (daha sonra Kagliari’ye taşınmıştır), Kartagena, Ravenna, Roma, Katania, Ravenna, Napoli ve Syrakusa’da basılmıştır.

Bizans gümüş sikkeleri, altın ve bakır sikkelere göre daha az basılmıştır. Bizans parasal sisteminde gümüş paranın rolü 6. yüzyıldan 7. yüzyıla doğru oldukça farklılık gösterir. İtalya ve Kuzey Afrika’da Ostrogoth ve Vandal’lar hakimiyeti süresince gümüş para çok önemli iken Doğu’da 6. yüzyılda gümüş sikke basımı çok sınırlıdır. Seyrek olarak ticari amaç ve tören sikkeleri olarak gümüş karşımıza çıkar. Özellikle İtalya’da Iustinianus ve II. Iustinus dönemlerinde bu durum tersine döner. Doğu’da 615 yılından 680 yılına kadar çok sayıda ağır gümüş sikke basılmıştır. Batı’da ise sadece hafif gümüş sikke vardı. Heraclius’dan sonra oldukça ekonomik işlevli küçük birimlerde, üzerinde sembol olmayan gümüş sikke basılmıştır.

720 yılında III. Leon ve oğlu V. Konstantinos (720-741) tedavüle yeni ve sürekli Miliaresion’u sokmuştur. Miliaresion hexagram’a göre daha geniş ve ince olarak basılmıştır.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 4: VII. Konstantinos (913-959), Miliaresion (I. Romanos, VII. Konstantinos ve Chrsitopher), Kütahya Mz., Env.no.: 4012

Mikhael I (811-813) döneminde miliaresion üzerindeki yazılara “Romanion” (Romalı) ve “basileis” (imparator) eklenmiştir. Miliaresion I. Aleksios dönemine kadar tedavülde kaldı. 11. yüzyılda miliaresion’un alt katları da basılmıştır. I. Aleksios’un 1092 yılı reformundan sonra gümüş sikke eski önemine ve kalitesine ulaşamamıştır. Ancak %7’si gümüş olan çukur sikkeler basılmıştır. Bu gümüş sikke aspron trachy olup, altın hyperpyron sikkenin 1/48’i değerindedir. 1300 yılı sonrası II. Andronikos (1282-1328) döneminde “basilicon” adlı Venedik gümüş “ducat”sına benzeyen geniş fakat çukur olmayan yeni bir gümüş sikke tedavüle girmiştir. 14. yüzyılın üçüncü çeyreği içinde, V. Ioannes’in (1341-1391) iktidarı döneminde altın sikkenin yerini, hyperpyron adını taşıyan gümüş sikke almıştır. Gümüş hyperpyron, aynı adı taşıyan önceki altın hyperpyron’un yarısı değerindeydi. Bu sikke “stavraton” olarak da bilinmektedir. ½ ve 1/8 değerinde iki adet alt katı da basılmıştır.

Anastasius’un 498 yılında gerçekleştirmiş olduğu para reformu esas olarak bakır sikkelerde kendini göstermiştir. Yaklaşık 350 yıl süren bu değişiklikte, önceki ufak bakır sikke “nummus”un yerine tedavüle çıkarılan sikkelerde en büyük birimin adı “follis” idi. 40 nummia değerindeki bu bakır sikkenin ön yüzünde imparator büstü ve arka yüzünde, değerini gösteren büyük bir “M” harfi vardı.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 5: Anastasius (491-518), Follis, Kütahya Mz., Env.no.: 8342

Daha küçük birimler de yine sikkenin arka yüzüne yerleştirilen harflerle gösteriliyordu. Dolayısıyla yarım follis, follis’in yarısı, decanummium follis’in çeyreği

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf: 6: Anastasius (491-518), Dekanummium, Kütahya Mz., Env.no.: 1244

pentanummium da follis’in sekizde biri değerindeydi. Değer işaretleri her zaman sikkenin arka yüzünde yer alıyordu. İki evreli gerçekleşen Anastasius reformunun ikinci evresinde basılan follis’lerin çapı ve ağırlığı ile solidus karşısındaki değerlerini iki katına çıkarmıştır. Örneğin birinci evrede follis’in çapı 24 mm., ağırlığı da yaklaşık 8.5 gr. iken, ikinci evrede çap 30 mm.’in üstüne, ağırlık da yaklaşık 17-18 gr.a yükseltilmiştir. Follislerin arka yüzünde değer, darphane ve şube (ofis) belirtilirken I. Iustinianus ve ondan sonra bu yüzde, sikkenin basıldığı tarih de yer almaya başlamıştır.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 7: I. Iustinianus (527-565), Follis, 540/41, Kütahya Mz., Env.no.: 2200

Isauria’lı imparatorlar (717-797) döneminde bakır follisler altın sikkelerde olduğu gibi basitleştirmeye maruz kalmıştır. V. Konstantinos (741-775) iktidarının ortalarında neredeyse decanummia ve pentanummia son kez basılıyordu. Bunun yanında VI. Konstantinos (780-797) döneminde follisler “M” işaretinin iki yanında anlamsız XXX/NNN taşır. Isauria ve Amorium Hanedanı follislerin çoğunun ön yüzlerinde yazı bulunmamaktadır. Yaklaşık 835’te Theophilos (829-842) önceki 175 yılın kötü bakır follislerini toplatıp yeniden darp ettirmiştir. Bu yeni follis, sadece yunan yazısı taşımakta ve 288 tanesi bir altın nomisma’ya karşılık gelmekteydi. Ön yüzde tören lorusu ve tacıyla yarım ya da üç çeyrek imparator tasviri betimlenmiştir. Arka yüzde dört veya beş satır halinde imparator ismi yer alırdı.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 8: Theophilus (829-842), Follis, 830/1-842, Kütahay Mz., Env.no.: 4374

Erken Makedonya Hanedanlığı döneminde (867-969) genellikle iki ya da üç imparatorluk figürü tasvir edilmiştir.

Makedonya Hanedanlığı’nın (M.S.867-1056) sekizinci ferdi olan İmparator I. Ioannes Tzimiskes (969-976) döneminde “Anonim Follis”ler basılmaya başlamıştır. Anonim follisleri önceki yüzyıllarda basılmış olan sikkelerden ayıran iki önemli özelliği vardır. Birincisi, bakır sikkeler üzerinde, şimdiye kadar altın sikkeler için ayrılmış bir özellik olan, İsa’nın bir portresinin olması; ikincisi, herhangi bir imparator adına basılmamış olmalarıdır. Anonim follisler araştırmacılar tarafından on beş gruba ayrılmıştır (A-N). Son üç grup dışında tüm grupların piyasaya sürülme sıraları günümüzde bellidir ve sıralama harflere göre yapılmıştır. Bu grup içinde yer alan “A2 Grubu” sikkeler, üzerindeki süslemelerinin çeşitliliği ile diğer Anonim follislerden ayrılır. Ön yüzünde İsa’nın halesindeki haçın kollarıyla İncil’in kapağındaki süslemeler ve arka yüzünde yukarıdan aşağıya 4 sıra halinde yazısıyla, üsluba ilişkin (biçemsel) farklılıklar denilen, D ve E grubunun sadece birer varyasyonunda görülen bu özellik, geri kalan sınıfların hiçbirinde yoktur. A2 sınıfı dışında diğer tüm sınıflardaki bir sikke, kendi grubu içindeki diğer tüm sikkelerle hemen hemen aynıdır. Fakat A2 grubunun 50 ila 60 varyasyonu bulunmaktadır.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 9: Anonim Follis, A2 GRUBU (976 (?)- 1030–35), Varyasyon 32, Kütahay Mz., Env.no.: 6382

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 10: Anonim Follis, B Grubu (1030–35/1042(?)), Kütahay Mz., Env.no.: 6306

1092’de I. Aleksios, Anonim follisleri ortadan kaldırarak yerine küçük ve çukur olmayan yayvan sikke tedavüle sokmuştur. Altın tetartera’yı hatırlatan bu sikkeler bakır tetarteron ya da bakır tetarteron adı ile anılır. 12. yüzyıl boyunca Konstantinopolis ve Thessalonika’da basılan sikkelerin bir yüzünde imparatorların büstü ya da ayakta tasviri diğer bir yüzünde İsa, Meryem, Aziz ya da monogramlar tasvir edilmiştir. 13. yüzyılın sonlarına doğru diğer bakır sikkeler gibi tetarteron’da ortadan kalkar. II. Andronikos ve III. Andronikos (1328-41) dönemlerinde “Assaria” adı ile bilinen hafif bakır sikke tedavüle girmiştir. İki imparator her yıl assaria üzerindeki modelleri değiştirdiği için sıra dışı, bozuk, korumasız ve yeniden üretilemeyecek numuneler ortaya çıkmıştır. 1367 yılında imparator V. Ioannes’in tedavüle soktuğu gümüş “stavrato”un yanında iki bakır birim de bulunmaktadır.

2. Tipler

Sikkeler üzerinde yer alan tip ve yazıların basit olarak iki işlevi vardır: birincisi, kullanıcının sikkeyi tanıması, ikincisi, propagandayı yaymaktır. Sikkeler devlet otoritesi tarafından basılır. Otorite metalin saflık ve ağırlığının belirlenmesinde tek başına yetkilidir. Sikkeler geniş alanda dolaşıma başladığında, üzerinde devlet politikasının kesinliğinin itibarı olarak hükümdarın bir imajı da yer almaya başlamıştır. Sikke tipleri gereğinden fazla çeşitlidir. Bugün de olduğu gibi dönemin beğenisine göre farklılık gösterir. Örneğin bu akım Bizans sikkelerinde üç grubun oluşmasına yol açmıştır. Bunlar imparator tipleri, dinsel ve çeşitli tiplerdir.

Bizans sikkelerini başlattığımız Anastasius (491-518) ve ondan sonra tahta geçen I. Iustinus’un (518-527) sikkelerinde (solidus’larda), imparatorlar 4/3 cepheden, daha ufak birimlerde ise profilden resmedilmişlerdir. Bizans döneminde tam cepheden resmetme I. Iustinianus’un (527-565) sikkelerinde görülmüştür. Profilden resmetme hemen kaybolmamakla birlikte II. Iustinianus’un (685-695) ilk hükümdarlığının sonuna kadar azalarak devam etmiştir. Sikkelerin ön yüzlerinde önceleri imparatorun portresi yer alırken, giderek imparatorun yakınları de yer almaya başlamıştır. Hatta portre yerine tam figür olarak tasvir etme başlamıştır. Ön yüzde bazen iki, bazen üç figürün yer aldığı görülür. Sikke üzerinde imparatorlar, protokole göre yerleştirilmiştir. Üç figür olduğunda, en büyük olanı, yani asıl imparator ortada yer alıyordu. İkinci önemli figür ortadakinin sağ tarafında, üçüncüsü de sol tarafında yer alıyordu.

Bizans sikke ikonografisinde yüzler realistik değildir. Ancak bazı imparatorların sakallı (Focas, Heraclius, II. Constans, VI. Leon, I. Romanos, VII. Konstantinos, VIII. Konstantinos, IX. Konstantinos ve I. Andronikos), bazılarının ilk imparatorluk döneminde genç (II. Constans, II. Iustinianus) daha sonra yaşlı resmedildikleri görülür. Ancak genellikle imparatorların sakallı resmedilmeleri realistik kaygıdan çok, yaşlı imparator ile genç imparatorun ayırt edilmesi içindir.

Bizans Sikkeleri

Fotoğraf 11: II. Constans (641-668), Solidus, 661/63, Kütahay Mz., Env.no.: 921

Sikkeler üzerinde imparatorlar, sivil (khlamys), askeri (paludamentum’lu ya da palumentum’suz zırh) veya resmi (loros) elbise giyimlidirler. Başlarında diadem veya taç ile tasvir edilirler. I. Iustinianus’dan itibaren ellerinde haçlı globus, II. Tiberius ile de mappa ya da kartal başlı asa görülür. 9. yüzyılda ise en yoğun kullanılan asa labarum’dur.

Sikkelerde resmedilen Hıristiyan unsurların başında haç gelmektedir. Bizans sikkelerinde haç dört tipte görülür: Latin haçı, Potent haç, Patrik haçı ve basit haç. İsa’nın monogramı olan “kristogram” Geç Roma sikkelerinde Magnentius (İ.S.350-353) döneminde karşımıza çıkar. Bizans sikkelerinde de Anastasius döneminden itibaren kullanılmıştır. Bizans sikkelerinde İsa’nın büstü ilk kez II. Iustinianus (685-695; 705-711) döneminde görülür. İmparatorun birinci iktidar döneminde “pantokrator”, ikinci iktidar döneminde kısa saçlı ve sakallı olarak “Suriye” tipinde betimlenmiştir. İkonaklazma sonrasında İsa figürü III. Mikhael (842-867) sikkelerinde yeniden resmedilmeye başlamıştır. İsa’dan sonra önemli dinsel figür Meryem’dir (Resim 3). Meryem figürü 10. yüzyılda sikkeler üzerinde görülmeye başlar. Meryem’in Bizans ikonalarında tasvir edilen üç sahnesi de sikkelerde yer alır (Nikopoios, Hodegetria ve Blakhernitissa). Bunların dışında Meryem’in Konstantinopolis surlarında resmedilmiş bir başka tipi daha vardır.

Bizans sikkeleri üzerinde azizler ilk kez 10. ve 11. yüzyılda görülür. Bu tiplerin yaygınlaşması 12. yüzyıl sonrasında olmuştur. Bu azizler arasında Aziz Aleksandros, Aziz Mikhael, Aziz Demetrios, Aziz Georgios, Aziz Theodoros, Aziz Konstantinos sayılabilir.

Bizans sikkeleri üzerinde görülen yazı önceleri Latincedir. Latince Anastasius’tan Heraclius iktidarının sonuna kadar kullanılmıştır. Özellikle II. Constans’tan (641-668) itibaren Eski Yunanca harfleri ve Latince yan yana kullanılmıştır. Yunanca tek başına 11. yüzyılın sonuna doğru tek başına egemen olmuştur. Roma imparatorluk sikkelerinde ön yüzlerde 4. ve 5. yüzyıllarda kullanılan unvan ve sıfatlar, önceleri Bizans sikkelerinde de görülür (DN, PF, PP, AVG). Fakat zamanla bunların yerini eski Yunanca unvan ve sıfatlar almaya başlar. AVG(ustus) yerine 8. yüzyıldan itibaren BASILEUS (kral) ve daha sonra DECPOTHC (despotes) kullanılmıştır. 4. ve 5. yüzyıllarda iktidarda olan imparator sayısı, sikke üzerinde, AVG’ın G’lerinin sayısı ile belirtilirken bu uygulama zamanla standart bir biçime dönüşmüştür. Arka yüz yazılarında da, Latince ve Yunancanın kullanımı paralellik gösterir.

Yazının tüm detayları Arkhe Dergisi Sayı 11’de…

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir